İçeriğe geç
13 Ekim 2026, Salı Günün dizesi: “Yâ Rab bela-yı aşk ile kıl âşîna beni”

Dağı taşı yandırır

Karacaoğlan

Hey ağalar bir od düştü serime
Bir ah çeksem dağı taşı yandırır
Garip bülbül konar gül budağına
Bülbülün feryadı bağı yandırır

Sabahtan uğradım yarin sesine
Saçları dökülmüş ağ sinesine
Ne pusunursun bağın gölgesine
Yüzünün şulesi bağı yandırır

Karacaoğlan der ki gençlik çağımda
Arzuhalim kaldı göğsün ağında
Seyrana çıkmıştık sevda bağında
Yolunu yitirir bağı yandırır

Şiirin açıklaması

Karacaoğlan'ın aşk acısını abartılı ve güçlü imgelerle anlattığı bir koşma. Âşığın tek bir "ah"ı dağları taşları yakacak kadar ateşlidir; bülbülün feryadı da bağı tutuşturur. Divan şiirinden de tanıdık olan gül ile bülbül ikilisi, burada halk şiirinin sade diliyle yeniden kurulur.

1. dörtlük: Ey ağalar, başıma bir ateş düştü; bir ah çeksem dağı taşı yakar. Garip bülbül gül dalına konar, onun feryadı bütün bağı yakar.

2. dörtlük: Sabah erkenden sevgilimin sesine yöneldim; saçları ak göğsüne dökülmüştü. Ey güzel, ne diye bağın gölgesine saklanırsın? Yüzünün parıltısı bağı yakar.

3. dörtlük: Karacaoğlan der ki gençliğimde dileğim o ak göğüste kaldı. Sevda bağında gezintiye çıkmıştık; yolunu şaşıran o bağı yakar.

Sözlük

od
ateş
ser
baş
şule
parıltı, alev
ağ
ak, beyaz
pusunmak
pusuya yatmak, gizlenmek
arzuhal
dilek
seyran
gezinti

Karacaoğlan · diğer şiirleri

Tüm şiirleri

Düşüncenizi yazın

E-posta adresiniz yayımlanmaz.