Elif
İncecikten bir kar yağar
Tozar elif elif deye
Deli gönül abtal olmuş
Gezer elif elif deye
Elif'in uğru nakışlı
Yavru balaban bakışlı
Yaylâ çiçeği kokuşlu
Kokar elif elif deye
Elif kaşlarını çatar
Gamzesi sineme batar
Ak elleri kalem tutar
Yazar elif elif deye
Evlerinin önü çardak
Elif'in elinde bardak
Sanki yeşil başlı ördek
Yüzer elif elif deye
Karacaoğlan emelerin
Gönül sevmez değmelerin
İliklemiş düğmelerin
Çözer elif elif deye
Şiirin açıklaması
Karacaoğlan'ın en sevilen koşmalarından biri. Şiirin adı olan "elif", Arap alfabesinin ilk harfidir ve dik, ince yazılışı yüzünden halk şiirinde sevgilinin servi gibi düzgün boyunu simgeler. Aynı zamanda Elif burada sevilen kızın adıdır; şair her dörtlüğü "elif elif deye" nakaratıyla bitirerek hem harfi hem kızı aynı anda anar. Kar taneleri, yayla çiçekleri ve göldeki ördekler, Karacaoğlan'ın aşkı doğa imgeleriyle anlatma ustalığını gösterir.
1. dörtlük: İnce ince kar yağıyor, tanecikler "elif elif" diye savruluyor. Deli gönlüm de bu sevdayla bir derviş gibi şaşkın, "Elif" diye dolaşıyor.
2. dörtlük: Elif'in yürüyüşü süslü, bakışları yavru bir şahin gibi; teni yayla çiçekleri gibi kokuyor.
3. dörtlük: Elif kaşlarını çatınca bakışı göğsüme batıyor; ak elleriyle kalem tutup "elif" harfini yazıyor.
4. dörtlük: Evlerinin önünde bir çardak var, Elif'in elinde bardak; yeşil başlı bir ördek gibi süzülüyor.
5. dörtlük: Karacaoğlan'ın gönlü sıradan güzelleri sevmez; Elif ilikli düğmelerini "elif elif" diye çözüyor.
Sözlük
- elif
- Arap alfabesinin ilk harfi; dik, ince boy
- tozmak
- savrulmak, uçuşmak
- abdal
- derviş; dünyadan el etek çekmiş, şaşkın kimse
- uğur (uğru)
- yürüyüş, gidiş
- nakışlı
- süslü
- balaban
- bir tür şahin; iri doğan
- kokuşlu
- kokulu
- gamze
- süzgün bakış
- sine
- göğüs
- çardak
- asma ya da dallarla örtülü gölgelik
- emel
- istek, arzu
- değme
- sıradan, her önüne gelen
Düşüncenizi yazın