Severem ben seni candan içeri
Yunus Emre · Dîvân
Severem ben seni candan içeri
Yolum vardır bu erkândan içeri
Beni sorma bana benden değilem
Suretim boş yürür dondan içeri
Tecelliden nasib erdi kimine
Kiminin maksudu bundan içeri
Senin aşkın beni benden alıptır
Ne Şirin dert bu dermandan içeri
Şeriat tarikat yoldur varana
Hakikat Marifet andan içeri
Süleyman kuş dili bilir dediler
Süleyman var Süleyman'dan içeri
Unuttum din diyanet, kaldı benden
Bu ne mezheptir, dinden içeri
Dinin terk edenin küfürdür işi
Bu ne küfürdür imandan içeri
Geçer iken Yunus şeş oldu dosta
Ki kaldı kapıda andan içeri
Şiirin açıklaması
Yunus Emre'nin tasavvufi aşkı en yoğun biçimde anlattığı gazellerinden biri. "Candan içeri", yani candan daha derinde bir sevgiden söz eder. Şeriat ve tarikatın birer yol olduğunu, hakikat ve marifetin ise onların da ötesinde bulunduğunu söyler. "Süleyman var Süleyman'dan içeri" dizesi, görünenin ardındaki asıl hakikate işaret eder.
1. Seni candan da içeri, canın içinden severim; benim yolum bu bilinen usullerin de ötesindedir. Bana beni sorma, ben kendimde değilim; suretim elbisenin içinde boş yürür.
2. Kimine tecelliden pay düştü, kiminin muradı bundan da öte. Senin aşkın beni benden almış; bu dert dermandan da tatlı.
3. Şeriat ve tarikat, varmak isteyene birer yoldur; hakikat ve marifet ise onların da içindedir. Süleyman'ın kuş dilini bildiğini söylediler; oysa Süleyman'ın da içinde bir Süleyman vardır.
4. Din diyanet unutuldu, benden kalmadı; bu nasıl bir mezheptir ki dinin de içindedir? Dini terk edenin işi küfürdür; bu nasıl bir küfürdür ki imanın da içindedir? Yunus geçerken dosta mat oldu; kapıda kaldı, içeri giremedi.
Sözlük
- içeri
- (burada) öte, daha derin
- erkân
- usul, kural
- suret
- dış görünüş, beden
- don
- elbise
- tecelli
- Allah'ın kendini göstermesi
- maksud
- amaç, istek
- şeriat
- dinin kuralları
- tarikat
- tasavvuf yolu
- hakikat, marifet
- tasavvufta yolun son mertebeleri
- şeş olmak
- (tavlada) mat olmak, aciz kalmak
Düşüncenizi yazın