Yiğidin eyisi
Yiğidin eyisini nerden bileyim
Yüzü güleç, kendi yaman olmalı
Kasavet serine çöktüğü zaman
Gönlünün gâmını alan olmalı
Benim sözüm yiğit olan yiğide
Yiğit olan muntazırdır öğüde
Ben yiğit isterim fırka dağında
Yiğidin başında duman olmalı
Yiğit olan yiğit kurt gibi bakar
Düşmanı görünce ayağa kalkar
Kapar mızrağını meydana çıkar
Yiğidin ardında duran olmalı
Sâfi güzel olan, şol bazı kötü
Yiğidin densizi ey’olmaz zati
Gayet durgun ister silahı atı
Yiğit el çekmeyip viran olmalı
Karac’oğlan der ki çile çekilmez
Hozan tarlalara sümbül ekilmez
Sak yabancı ile başa çıkılmaz
İçinden sıdk ile yanan olmalı
Şiirin açıklaması
Karacaoğlan'ın yiğitliği anlattığı ünlü koşması. Şair "iyi yiğit"in nasıl tanınacağını sıralar: güler yüzlü ama gerektiğinde yaman olmalı, dostunun derdini almalı, öğüt dinlemeli, düşman karşısında kalkıp meydana çıkmalıdır. Şiir, halk edebiyatında yiğitlik ülküsünün özlü bir tarifidir.
1. dörtlük: İyi yiğidi nereden bilirim? Yüzü güler ama kendisi yaman olmalı; dostunun başına sıkıntı çökünce gönlünün gamını alabilmeli.
2. dörtlük: Sözüm yiğitliğe yakışana; gerçek yiğit öğüde kulak verir. Ben dağlarda, başında duman gibi heybet taşıyan yiğit isterim.
3. dörtlük: Yiğit kurt gibi bakar, düşmanı görünce ayağa kalkar, mızrağını kapıp meydana çıkar; arkasında ona destek olacak birileri de olmalı.
4. dörtlük: Sadece güzel olmak yetmez; densiz yiğidin aslı iyi olmaz. Yiğit silahını ve atını hazır tutmalı, kavgadan el çekmemeli.
5. dörtlük: Karacaoğlan der ki bu çile çekilmez; çorak tarlaya sümbül ekilmez. Yabancıyla baş edilmez; yiğidin içi doğrulukla yanmalı.
Sözlük
- eyi
- iyi
- güleç
- güler yüzlü
- yaman
- çetin, güçlü
- kasavet
- sıkıntı, kaygı
- ser
- baş
- gam
- dert, keder
- muntazır
- bekleyen, hazır
- fırka
- topluluk, bölük
- sâfi
- yalnızca, salt
- zat
- soy, öz
- hozan
- anız; ekini biçilmiş, çorak tarla
- sıdk
- doğruluk, bağlılık
Düşüncenizi yazın