Bâğ-ı dehrin hem hazânın hem bahârın görmüşüz
Bâğ-ı dehrin hem hazânın hem bahârın görmüşüzBiz neşâtın da gamın da rûzgârın görmüşüz

Divan şairi
1642 – 1712 · Urfa
Hikemî şiirin büyük ustası. Hayatı, ahlakı ve toplumu düşündüren öğüt dolu beyitleri ve oğluna yazdığı Hayriyye ile tanınan Urfalı şair.
Asıl adı Yusuf olan Nâbî, 1642'de Urfa'da doğdu. İyi bir eğitim aldıktan sonra genç yaşta İstanbul'a geldi ve IV. Mehmed'in musahibi Mustafa Paşa'nın yanında kâtip olarak çalışmaya başladı. Paşa'nın yanında uzun yıllar kalarak sarayın ve devlet hayatının içini yakından tanıdı.
Mustafa Paşa'nın ölümünden sonra Halep'e yerleşti ve orada yaklaşık yirmi beş yıl yaşadı. Bu sakin yıllarda şiirlerinin büyük kısmını yazdı. Ömrünün sonlarına doğru İstanbul'a çağrıldı ve 1712'de burada öldü.
Nâbî, divan şiirinde "hikemî" (düşünceye dayalı, öğretici) tarzın en büyük temsilcisidir. Şiirinde aşk ve güzellik yerine hayatın anlamı, insan ilişkileri, ahlak ve toplumun bozuklukları ön plandadır. Beyitlerinin pek çoğu atasözü gibi dillerde dolaşır.
En ünlü eseri, 1701'de oğlu Ebülhayr için yazdığı Hayriyye adlı öğüt mesnevîsidir. Hayrâbâd adlı mesnevîsi, hac yolculuğunu anlatan Tuhfetü'l-Haremeyn ve Divan'ı diğer önemli eserleridir.
Ey nâme sen ol mâh-likaadan mı gelürsün
Ey hüdhüd-i ümmîd Sebâ'dan mı gelürsün