İçeriğe geç
13 Ekim 2026, Salı Günün dizesi: “Yâ Rab bela-yı aşk ile kıl âşîna beni”

Su Kasidesi

Fuzûlî · Dîvân (Na't kasidesi)

Saçma ey göz eşkden gönlümdeki odlara su
Kim bu denlü dutuşan odlara kılmaz çâre su

Âb-gûndur günbed-i devvâr rengi bilmezem
Yâ muhît olmış gözümden günbed-i devvâra su

Zevk-ı tîğundan aceb yoh olsa gönlüm çâk çâk
Kim mürûr ilen bırağur rahneler dîvâra su

Vehm ilen söyler dil-i mecrûh peykânun sözin
İhtiyât ilen içer her kimde olsa yara su

Suya virsün bâğ-bân gül-zârı zahmet çekmesün
Bir gül açılmaz yüzün tek virse bin gül-zâra su

Ohşadabilmez gubârını muharrir hattuna
Hâme tek bahmahdan inse gözlerine kara su

Ârızun yâdıyla nem-nâk olsa müjgânum n’ola
Zayi olmaz gül temennâsıyla virmek hâra su

Gam güni itme dil-i bîmârdan tîgun dirîğ
Hayrdur virmek karanu gicede bîmâra su

İste peykânın gönül hecrinde şevkum sâkin it
Susuzam bir kez bu sahrâda menüm-çün ara su

Men lebün müştâkıyam zühhâd kevser tâlibi
Nitekim meste mey içmek hoş gelür hûş-yâra su

Ravza-i kûyuna her dem durmayup eyler güzâr
Âşık olmış galibâ ol serv-i hoş-reftâra su

Su yolın ol kûydan toprağ olup dutsam gerek
Çün rakîbümdür dahı ol kûya koyman vara su

Dest-bûsı ârzûsıyla ger ölsem dostlar
Kûze eylen toprağum sunun anunla yâra su

Serv ser-keşlük kılur kumrî niyâzından meger
Dâmenin duta ayağına düşe yalvara su

İçmek ister bülbülün kanın meger bir reng ile
Gül budağınun mizâcına gire kurtara su

Tıynet-i pâkini rûşen kılmış ehl-i âleme
İktidâ kılmış târîk-i Ahmed-i Muhtâr’a su

Seyyid-i nev-i beşer deryâ-yı dürr-i ıstıfâ
Kim sepüpdür mu'cizâtı âteş-i eşrâra su

Kılmağ içün tâze gül-zârı nübüvvet revnakın
Mu’cizinden eylemiş izhâr seng-i hâra su

Mu’cizi bir bahr-i bî-pâyân imiş âlemde kim
Yetmiş andan min min âteş-hâne-i küffâra su

Hayret ilen barmağın dişler kim itse istimâ
Barmağından virdügin şiddet günü Ensâr’a su

Dostı ger zehr-i mâr içse olur âb-ı hayât
Hasmı su içse döner elbette zehr-i mâra su

Eylemiş her katreden min bahr-ı rahmet mevc-hîz
El sunup urgaç vuzû içün gül-i ruhsâra su

Hâk-i pâyine yetem dir ömrlerdür muttasıl
Başını daşdan daşa urup gezer âvâre su

Zerre zerre hâk-i dergâhına ister salınur
Dönmez ol dergâhdan ger olsa pâre pâre su

Zikr-i na’tün virdini dermân bilür ehl-i hatâ
Eyle kim def-i humâr içün içer mey-hâra su

Yâ Habîballah yâ Hayre’l beşer müştakunam
Eyle kim leb-teşneler yanup diler hemvâra su

Sensen ol bahr-ı kerâmet kim şeb-i Mi'râc’da
Şebnem-i feyzün yetürmiş sâbit ü seyyâra su

Çeşme-i hurşîdden her dem zülâl-i feyz iner
Hâcet olsa merkadün tecdîd iden mimâra su

Bîm-i dûzah nâr-ı gam salmış dil-i sûzânuma
Var ümîdüm ebr-i ihsânun sepe ol nâra su

Yümn-i na’tünden güher olmış Fuzûlî sözleri
Ebr-i nîsândan dönen tek lü’lü-i şeh-vâra su

Hâb-ı gafletden olan bîdâr olanda rûz-ı haşr
Eşk-i hasretden tökende dîde-i bîdâra su

Umduğum oldur ki rûz-ı haşr mahrûm olmayam
Çeşme-i vaslun vire men teşne-i dîdâra su

Şiirin açıklaması

Fuzûlî'nin Hz. Muhammed'i övmek için yazdığı na't türündeki kasidesidir; her beyit "su" kelimesiyle biter. Kaside iki bölümden oluşur: İlk beyitlerde âşığın gözyaşları ve aşk ateşi anlatılır; on altıncı beyitten sonra şair Peygamber'in mucizelerini ve yüceliğini över, son beyitlerde de kıyamet günü şefaat diler. "Su", hem gözyaşı hem rahmet hem de hayatın kaynağı olarak şiirin bütününde yeni anlamlar kazanır. Aşağıda kasidenin öne çıkan beyitleri günümüz Türkçesiyle verilmiştir.

1. Ey göz, gönlümdeki ateşlere gözyaşı dökme; çünkü bu kadar alevlenmiş ateşlere su çare olmaz.

2. Dönen gök kubbe su renginde; bilmiyorum, bu onun kendi rengi mi, yoksa gözümden akan yaşlar mı göğü kaplamış?

5. Bahçıvan gül bahçesini sulamak için boşuna zahmet etmesin; bin gül bahçesine su verse de senin yüzün gibi bir gül açılmaz.

16. Su, tertemiz yaratılışını bütün dünyaya göstermiştir; çünkü seçilmiş peygamber Ahmed'in yoluna uymuştur.

20. Peygamber'in zor bir günde parmaklarından Ensar'a su akıttığını duyan herkes hayretle parmağını ısırır.

26. Ey Allah'ın sevgilisi, ey insanların en hayırlısı; dudakları kurumuş susuzların suyu özlediği gibi ben de sana hasretim.

30. Senin övgünün bereketiyle Fuzûlî'nin sözleri, nisan yağmurunda inciye dönüşen damla gibi değerli birer inci oldu.

32. Umudum odur ki kıyamet günü mahrum kalmayayım; cemaline susamış olan bana kavuşma çeşmen su versin.

Sözlük

eşk
gözyaşı
od
ateş
denlü
kadar
âb-gûn
su renginde, mavi
günbed-i devvâr
dönen kubbe, gökyüzü
bâğ-bân
bahçıvan
gül-zâr
gül bahçesi
na't
Hz. Muhammed'i öven şiir
tıynet
yaratılış
iktidâ
uyma, ardından gitme
Ensâr
Medineli ilk Müslümanlar
leb-teşne
dudağı kurumuş, susuz
ebr-i nîsân
nisan yağmuru
lü'lü-i şehvâr
iri, değerli inci
rûz-ı haşr
kıyamet günü
teşne-i dîdâr
yüzünü görmeye susamış

Fuzûlî · diğer şiirleri

Tüm şiirleri

Düşüncenizi yazın

E-posta adresiniz yayımlanmaz.