İçeriğe geç
13 Ekim 2026, Salı Günün dizesi: “Yâ Rab bela-yı aşk ile kıl âşîna beni”

Haddeden geçmiş nezâket

Nedîm · Dîvân (Gazel)

Haddeden geçmiş nezâket yâl ü bâl olmuş sana
Mey süzülmüş şîşeden ruhsar-ı âl olmuş sana

Bûy-ı gül taktîr olunmuş nâzın işlenmiş ucu
Biri olmuş hûy birisi dest-mâl olmuş sana

Sihr ü efsûn ile dolmuşdur derûnun ey kalem
Zülfü Hârut’un demek mümkin ki nâl olmuş sana

Şöyle gird olmuş Firengistân birikmiş bir yere
Sonra gelmiş gûşe-i ebrûda hâl olmuş sana

Ol büt-i tersâ sana mey nûş eder misin demiş
El-amân ey dil ne müşkil-ter suâl olmuş sana

Sen ne câmın mestisin âyâ kimin hayrânısın
Kendin aldırdın gönül n’oldun ne hal olmuş sana

Leblerin mecrûh olur dendân-ı sîn-i bûseden
Lâ’lin öptürmek bu hâletle muhâl olmuş sana

Yok bu şehr içre senin vasfettiğin dilber Nedîm
Bir perî-sûret görünmüş bir hayâl olmuş sana.

Şiirin açıklaması

Nedîm bu gazelde sevgilinin zarafetini şaşırtıcı benzetmelerle anlatır: Zarafet tel çekme kalıbından geçirilip boya bosa, şarap süzülüp yanağa dönüşmüştür. Şiirin en ünlü buluşu yedinci beyittedir: Eski yazıyla "bûse" (öpücük) kelimesindeki "sîn" harfinin dişleri bile sevgilinin narin dudaklarını yaralar.

1. Zarafet tel çekme kalıbından geçmiş de sana boy bos olmuş; şarap şişeden süzülmüş de sana kırmızı yanak olmuş.

2. Gül kokusu damıtılmış, ucu nazla işlenmiş; biri sana huy olmuş, biri mendil.

3. Ey kalem, için sihir ve büyüyle dolmuş; denebilir ki büyücü Hârût'un saçı sana uç olmuş.

4. Sanki bütün Avrupa toplanıp bir yere birikmiş, sonra gelip kaşının köşesinde sana ben olmuş.

5. O Hristiyan güzel sana "Şarap içer misin?" demiş; aman ey gönül, sana ne zor bir soru sorulmuş!

6. Sen hangi kadehin sarhoşu, kimin hayranısın? Kendini kaptırdın gönül; ne oldun, sana ne hâl olmuş?

7. "Bûse" kelimesindeki "sîn" harfinin dişleri bile dudaklarını yaralar; bu nazlılıkla lâl dudağını öptürmen imkânsız olmuş.

8. Ey Nedîm, bu şehirde senin anlattığın gibi bir dilber yok; sana bir peri yüzlü görünmüş, bir hayal olmuş.

Sözlük

hadde
tel çekme kalıbı
nezâket
incelik, zarafet
yâl ü bâl
boy bos
ruhsâr-ı âl
kırmızı yanak
bûy
koku
taktîr
damıtma
hûy
huy
dest-mâl
mendil
efsûn
büyü
derûn
iç
Hârût
Babil'de insanlara büyü öğrettiği anlatılan melek
nâl
kamış, kalem ucu
Frengistân
Avrupa
gûşe-i ebrû
kaşın köşesi
hâl
ben
büt-i tersâ
Hristiyan güzel
mey-nûş
şarap içen
müşkil
zor
mecrûh
yaralı
dendân
diş
sîn
"s" harfi
bûse
öpücük
la'l
kırmızı dudak
perî-sûret
peri yüzlü

Nedîm · diğer şiirleri

Tüm şiirleri

Düşüncenizi yazın

E-posta adresiniz yayımlanmaz.