Mest-i nâzım kim büyütdü böyle bî-pervâ seni
Nedîm · Dîvân (Gazel)
Mest-i nâzım kim büyütdü böyle bî-pervâ seni
Kim yetiştirdi bu gûne servden bâlâ seni
Bûydan hoş rengden pâkîzedir nâzik tenin
Beslemiş koynunda gûyâ kim gül-i ra'nâ seni
Güllü dîbâ giydin ammâ korkarım âzâr eder
Nâzenînim sâye-i hâr-ı gül-i dîbâ seni
Bir elinde gül bir elde câm geldin sâkiyâ
Kangısın alsam gülü yâhud ki câmı yâ seni
Sandım olmuş ceste bir fevvâre-i âb-ı hayât
Böyle gösterdi bana ol kadd-i müstesnâ seni
Sâf iken âyîne-i endâmdan sînem dirîğ
Almadım bir kerrecik âgûşa ser-tâ-pâ seni
Ben dedikçe böyle kim kıldı Nedîm'i nâ-tüvân
Gösterir engüşt ile meclisdeki mînâ seni
Şiirin açıklaması
Sevgilinin narinliğini ve eşsizliğini anlatan bir Nedîm gazelidir. Dördüncü beyit, Türk şiirinin en sevilen nüktelerinden biridir: Sâkî bir elinde gül, bir elinde kadehle gelir; âşık hangisini alacağını bilemez, gülü mü, kadehi mi, yoksa sâkînin kendisini mi?
1. Ey naz sarhoşum, seni kim böyle pervasız büyüttü? Seni selviden de uzun boylu kim yetiştirdi?
2. Narin tenin kokudan daha hoş, renkten daha temiz; sanki seni güzel bir gül koynunda beslemiş.
3. Güllü ipek giydin ama korkarım, ipekteki güllerin dikeninin gölgesi bile seni incitir.
4. Ey sâkî, bir elinde gül, bir elinde kadehle geldin; hangisini alsam, gülü mü, kadehi mi, yoksa seni mi?
5. Seni bir hayat suyu fıskiyesi fışkırmış sandım; o eşsiz boyun seni bana böyle gösterdi.
6. Göğsüm boy aynası gibi temizken, yazık ki seni bir kerecik baştan ayağa kucaklayamadım.
7. "Nedîm'i böyle kim güçsüz bıraktı?" dedikçe, meclisteki sürahi parmağıyla seni gösterir.
Sözlük
- mest-i nâz
- naz sarhoşu
- bî-pervâ
- pervasız
- bâlâ
- yüksek, uzun
- bûy
- koku
- pâkîze
- temiz
- gül-i ra'nâ
- güzel gül
- dîbâ
- ipekli kumaş
- âzâr
- incitme
- hâr
- diken
- sâkî
- içki sunan
- fevvâre
- fıskiye
- kadd-i müstesnâ
- eşsiz boy
- âyîne-i endâm
- boy aynası
- dirîğ
- yazık
- âgûş
- kucak
- ser-tâ-pâ
- baştan ayağa
- nâ-tüvân
- güçsüz
- engüşt
- parmak
- mînâ
- sürahi
Düşüncenizi yazın