İçeriğe geç
13 Ekim 2026, Salı Günün dizesi: “Yâ Rab bela-yı aşk ile kıl âşîna beni”

Sevdiğim cânım yolunda

Nedîm · Dîvân (Şarkı)

Sevdiğim cânım yolunda hâke yek-sân olduğum
Îddir çık nâz ile seyrâna kurbân olduğum
Ey benim aşkında bülbül gibi nâlân olduğum
Îddir çık nâz ile seyrâna kurbân olduğum

Cümle yârân sana uşşaak olduğun bilmez misin
Cümlenin taakatleri taak olduğun bilmez misin
Şimdi âlem sana müştaak olduğun bilmez misin
Îddir çık nâz ile seyrâna kurbân olduğum

Gâhi Feyz-âbâd'a doğru azm edib eyle safa
Âsaf-âbâd'a gelüb gâhi salın ey meh-likaa
Gel hele gör sahn-ı Sa'd-âbâd'a hiç olmaz bahâ
Îddir çık nâz ile seyrâna kurbân olduğum

Kapladub gül-penbe şalı ferve-i semmûruna
Ol siyeh zülfü döküb ol sîne-i billuruna
Itr-ı şâhîler sürüb ol gerden-i kâfuruna
Îddir çık nâz ile seyrâna kurbân olduğum

Sen açıl gül gibi zâr ile hezâr olsun Nedîm
Bend bend olsun ham-ı zülfün şikâr olsun Nedîm
Sen salın cânâ yolunda hâk-sâr olsun Nedîm
Îddir çık nâz ile seyrâna kurban olduğum

Şiirin açıklaması

Bayram sabahı sevgiliyi gezintiye çağıran bir Lâle Devri şarkısıdır. "Îddir çık nâz ile seyrâna kurbân olduğum" (Bayramdır, kurban olduğum, nazla seyrana çık) nakaratı her bendin sonunda tekrarlanır. Feyzâbâd, Âsafâbâd ve Sadâbâd, Kâğıthane'deki dönemin ünlü köşk ve bahçeleridir.

1. Sevgilim, canım; yolunda toprak olduğum, aşkında bülbül gibi inlediğim güzel: Bayramdır, kurban olduğum, nazla seyrana çık.

2. Bütün dostların sana âşık olduğunu, herkesin gücünün tükendiğini, şimdi bütün dünyanın sana hasret olduğunu bilmez misin?

3. Bazen Feyzâbâd'a doğru gidip keyfine bak, bazen Âsafâbâd'a gelip salın ey ay yüzlü; hele gel de Sadâbâd'ın meydanını gör, eşi benzeri yok.

4. Pembe şalını samur kürkünün üstüne bağla; o siyah zülfünü billur göğsüne dök, kâfur gibi beyaz boynuna değerli kokular sür.

5. Sen gül gibi açıl, Nedîm inleyen bülbülün olsun; zülfünün kıvrımları bend bend olsun, Nedîm ona av olsun; sen salın, Nedîm yolunda toprak olsun.

Sözlük

hâke yek-sân
toprakla bir
îd
bayram
seyrân
gezinti
nâlân
inleyen
yârân
dostlar
uşşâk
âşıklar
tâkat
güç, takat
müştâk
hasret çeken
meh-likâ
ay yüzlü
sahn
meydan, avlu
gül-penbe
pembe
ferve-i semmûr
samur kürk
sîne-i billûr
billur göğüs
itr-ı şâhî
değerli bir koku
gerden-i kâfûr
kâfur gibi beyaz boyun
hezâr
bülbül
ham-ı zülf
saçın kıvrımı
şikâr
av
hâk-sâr
toprak gibi alçalmış

Nedîm · diğer şiirleri

Tüm şiirleri

Düşüncenizi yazın

E-posta adresiniz yayımlanmaz.