İçeriğe geç
13 Ekim 2026, Salı Günün dizesi: “Yâ Rab bela-yı aşk ile kıl âşîna beni”

Sînede evvel ne muhrik ârzûlar var idi

Nedîm · Dîvân (Gazel)

Sînede evvel ne muhrik ârzûlar var idi
Lebde ser-keş âhlar âteşli hûlar var idi

Böyle bî-hâlet değildi gördüğüm sahrâ-yı aşk
Anda mecnûn bîdler dîvâne cûlar var idi

Ben bugün bir nev-bahâr-ı hüsn ü ân seyr eyledim
Tarf-ı destârında sünbül gibi mûlar var idi

Sen yine bir nev-niyâz âşık mı peydâ eyledin
Kûyuna yer yer dökülmüş âb-ı rûlar var idi

Ey Nedîm ey bülbül-i şeydâ niçün hâmûşsun
Sende evvel çok nevâlar güft ü gûlar var idi

Şiirin açıklaması

"Var idi" redifiyle geçmişe bakan bu gazel, âşığın eski coşkusunu yitirişini anlatır. Son beyitte Nedîm kendine seslenir: Bir zamanlar bülbül gibi şakıyan şair neden susmaktadır? Şiir, yeni bir güzelin ortaya çıkışıyla o coşkunun yeniden uyanma ihtimalini de taşır.

1. Önceden göğsümde ne yakıcı arzular vardı; dudağımda dikbaşlı ahlar, ateşli huylar vardı.

2. Gördüğüm aşk çölü böyle neşesiz değildi; orada Mecnûn gibi söğütler, divane ırmaklar vardı.

3. Bugün bir güzellik ve cazibe baharı seyrettim; sarığının kenarında sümbül gibi saçlar vardı.

4. Sen yine yeni bir âşık mı buldun? Sokağına yer yer dökülmüş gözyaşları vardı.

5. Ey Nedîm, ey çılgın bülbül, niçin susuyorsun? Sende önceden nice nağmeler, sözler vardı.

Sözlük

sîne
göğüs
muhrik
yakıcı
leb
dudak
ser-keş
dikbaşlı
hû
huy
bî-hâlet
neşesiz, durgun
sahrâ-yı aşk
aşk çölü
bîd
söğüt
cû
ırmak
nev-bahâr
ilkbahar
ân
cazibe
tarf-ı destâr
sarığın kenarı
mû
saç
nev-niyâz
yeni âşık
kû
sokak
âb-ı rû
yüz suyu; burada gözyaşı
hâmûş
sessiz
nevâ
nağme
güft ü gû
söz, konuşma

Nedîm · diğer şiirleri

Tüm şiirleri

Düşüncenizi yazın

E-posta adresiniz yayımlanmaz.