Mecnûn Ne Demek? Leylâ İsminin Anlamı ve Hikâyedeki Yeri
Mecnûn kelimesinin anlamı ve kökeni, Leylâ isminin anlamı, Kays'ın neden Mecnûn diye anıldığı ve bu adların dilimizdeki izleri.
Leylâ ile Mecnûn hikâyesini herkes bilir, ama bu iki adın ne anlama geldiğini çok az kişi düşünür. Oysa adların kendisi hikâyenin özünü taşır: biri geceyi, diğeri aklını aşka kaptırmış birini anlatır. Bu yazıda Mecnûn ve Leylâ kelimelerinin anlamını, kökenini ve Türkçedeki kullanımını anlatıyoruz.
Mecnûn ne demek?
Mecnûn, Arapça bir kelimedir ve sözlükte “deli, divane, aklını yitirmiş” anlamına gelir. Kelime, cin anlamına gelen cinn ile aynı kökten (c-n-n) türemiştir. Kökün temel anlamı “örtmek, gizlemek”tir. Eski inanışa göre aklı başından gitmiş kişinin aklı cinler tarafından “örtülmüş”tür; bu yüzden Mecnûn kelimesinin kelime kelime anlamı “cin çarpmış” ya da “aklı örtülmüş” diye açıklanır.
Türkçede de aynı anlamla kullanılır. Türk Dil Kurumu sözlüğünde mecnun: “Deli, divane” olarak yer alır. Gündelik dilde ise artık çoğunlukla “sevdasından aklını yitirmiş âşık” anlamında, Leylâ ile Mecnûn hikâyesine gönderme yaparak kullanılır.
Kays neden Mecnûn oldu?
Hikâyenin kahramanının asıl adı Kays‘tır. Arap rivayetlerinde Âmiroğulları kabilesinden Kays bin Mülevvah adıyla anılır. Mektepte tanıştığı Leylâ’ya duyduğu aşk o kadar büyüktür ki ondan ayrı kalınca kendini kaybeder: sokaklarda dolaşır, çöllere düşer, insanlardan uzaklaşıp hayvanlarla yaşar. Halk ona “deli” anlamına gelen Mecnûn lakabını takar ve zamanla bu lakap asıl adının yerini alır.
Fuzûlî’nin Leylâ vü Mecnûn‘unda bu dönüşümün anlatıldığı bölüm, eserin en etkileyici kısımlarındandır. Yolda Leylâ ile karşılaştıktan sonra Kays’ın aklı başından gider ve herkes onu Mecnûn diye anmaya başlar (9. bölüm: Mecnûn’un deliliği).
Delilik mi, ermişlik mi?
Klasik şiirde “mecnûn” olmak her zaman olumsuz değildir. Tasavvufta aşkın en yüksek mertebesine ulaşmış kişi, dünyanın akıl ölçülerinin dışına çıkmıştır. Aklın hesapçılığından kurtulup kendini bütünüyle aşka bırakan bu kişi, dışarıdan bakana deli görünür. Bu yüzden divan şairleri Mecnûn’u kınamaz, tam tersine ona özenir. Fuzûlî bir gazelinde Mecnûn’la yarışır:
Mende Mecnûn’dan füzûn âşıklık isti’dâdı var
Âşık-ı sâdık menem Mecnûn’un ancak adı var
(Bende Mecnûn’dan daha fazla âşıklık yeteneği var; asıl sadık âşık benim, Mecnûn’un yalnızca adı var.) Gazelin tamamı
Leylâ ne demek?
Leylâ adı Arapça leyl (gece) kelimesiyle ilişkilendirilir ve genellikle “gece” ya da “geceye ait” anlamıyla açıklanır. Bazı kaynaklar, kelimenin “gecenin ilk karanlığı” ya da “koyu esmer” anlamlarına da geldiğini belirtir. Bu anlam, şiirlerde sık sık işlenir: sevgilinin saçları gece gibi siyahtır ve Mecnûn’un gönlü bu gecenin içinde kaybolmuştur.
Türkçede Leylâ hem bir kadın adı olarak çok sevilir hem de mecazi anlamda “ulaşılmak istenen sevgili, büyük hayal” anlamında kullanılır. “Herkesin bir Leylâ’sı vardır” sözü bu anlamın gündelik dile yansımasıdır.
Fuzûlî neden “Leylî” der?
Fuzûlî eserinde kahramanın adını Leylî diye yazar. Bu, adın Farsça söyleyişidir. Nizâmî Gencevî’nin Farsça mesnevîsinin adı da Leylî vü Mecnûn‘dur. Türkçede ise zamanla Leylâ biçimi yaygınlaştı. İki yazım da aynı kişiyi anlatır.
Dilimizdeki izleri
- “Mecnûn’a dönmek”: Birine ya da bir şeye aşırı bağlanıp kendini kaybetmek.
- “Leylâ’sını aramak”: Ulaşılmaz bir sevgiliyi, bir hayali peşinden koşmak.
- “Mecnûn gibi çöllere düşmek”: Sevda yüzünden her şeyi bırakıp gitmek.
Leylâ ile Mecnûn adı bugün
Bu iki ad yüzyıllar boyunca şiirlerde, türkülerde, filmlerde ve dizilerde yeniden hayat buldu. Sitemizin adı da ilk kez 2011’de yayımlanan ve büyük bir izleyici kitlesine ulaşan Leyla ile Mecnun dizisinden geliyor; dizinin oyuncuları ve hikâyesiyle ilgili bilgileri bu sayfada bulabilirsiniz. Klasik hikâyeyi merak ediyorsanız Leylâ ile Mecnûn özeti yazımızla başlayabilir, Fuzûlî’nin mesnevîsinin tam metnini bölüm bölüm okuyabilirsiniz.



Düşüncenizi yazın