İçeriğe geç
27 Ekim 2026, Salı Günün dizesi: “Bu uzun yolun bütün yolcuları arasında”

Fesâd-ı aşkı tâ gördüm salâh-ı akldan dûrem

Fuzûlî · Leylâ vü Mecnûn

Fesâd-ı aşkı tâ gördüm salâh-ı akldan dûrem
Meni rüsvâ görüp ayb etme ey nâsih ki ma‘zûrem

Eğer çâk-i girîbân eylesem men‘eylemen çün men
Metâ‘-ı nengden ârî libâs-ı ârdan ûrem

Men ü sahrâ-yi vahşet menzil etmen âfiyet küncin
Esir-i dâm-ı zulmet olmazem çün tâlib-i nûrem

Temerrüd akl fermânından etsem dûstlar bi’llâh
Meni re’yümle sanman aşk sultânına me’mûrem

Mana kim ta‘ne eyler kim nasîhat ehl-i âlemden
Hoşem kim i‘tibar-ı aşk ile her dilde mezkûrem

Belâ-yı aşk u derd-i dûst terkin kılmazem zâhid
Ne muştâk-ı behiştem sen kimi ne tâlib-i hûrem

Hayâl-i çîn-i zülf ü tâk-ı ebrûsiyle zevküm gör
Sanasen haşmet ile Kisrîyem kadr ile Fağfûrem

Garaz bir ad imiş âlemde men hem eyledüm bir ad
Bi-hamdi’llâh Fuzûlî rind ü rüsvâlıkda meşhûrem

Şiirin açıklaması

Yolda Leylâ ile karşılaşıp aklını büsbütün yitiren Mecnûn, insanlardan uzaklaşmaya karar verir ve bu gazeli yazıp gönderir. Gazel, kendisini kınayan ve öğüt verenlere bir cevaptır: Mecnûn, aklın düzeninden çıkmayı kendi isteğiyle değil, "aşk sultanının buyruğuyla" yaptığını söyler.

1. Aşkın bozgunluğunu gördüğümden beri aklın düzgünlüğünden uzağım; ey öğüt veren, beni rüsvay görüp ayıplama, mazurum.

2. Yakamı yırtarsam beni engellemeyin; çünkü ben utanç malından arınmış, ar elbisesinden soyunmuş biriyim.

3. Ben ve vahşet çölü; esenlik köşesini yurt edinmem. Nur arayan biri olduğum için karanlık tuzağına tutsak olmam.

4. Dostlar, aklın buyruğuna kafa tutsam, Allah aşkına bunu kendi isteğimle yaptığımı sanmayın; ben aşk sultanının memuruyum.

5. Dünya halkından kim beni kınar, kim öğüt verir? Ben hoşnudum ki aşk sayesinde her dilde anılıyorum.

6. Ey zâhid, aşk belâsını ve sevgilinin derdini bırakmam; ben senin gibi ne cennete özlem duyarım ne de huri isterim.

7. Sevgilinin zülfünün kıvrımının ve kaşının kemerinin hayaliyle zevkimi gör: Sanırsın ihtişamda Kisrâ, değerde Fağfur'um.

8. Meğer dünyada amaç bir ad bırakmakmış; ben de bir ad edindim. Elhamdülillah, Fuzûlî rintlik ve rüsvaylıkta meşhurdur.

Bu gazel, Fuzûlî'nin Leylâ vü Mecnûn mesnevîsinde Mecnûn'un dilinden söylenir ve 9. Bölüm: Mecnûn’un Deliliği bölümünde yer alır (beyit 889–896). Mesnevînin tamamı için: Leylâ vü Mecnûn. Günümüz Türkçesi: leylailemecnun.net.

Sözlük

fesâd
bozukluk
salâh
iyilik, düzgünlük
rüsvâ
rezil
nâsih
öğüt veren
neng
utanç
âr
utanma, haya
ûr
çıplak
vahşet
ıssızlık
künc-i âfiyet
esenlik köşesi
temerrüd
dikbaşlılık
ta'ne
kınama
zâhid
sofu
hûr
huri
çîn-i zülf
zülüf kıvrımı
tâk-ı ebrû
kaş kemeri
Kisrâ
Sasani hükümdarlarının unvanı
Fağfûr
Çin hükümdarlarının unvanı
rind
kalıplara aldırmayan kişi

Fuzûlî · diğer şiirleri

Tüm şiirleri

Aynı duyguda başka şairlerden

Tefekkür şiirleri

Bu şiirden söz eden yazılar