İçeriğe geç
13 Ekim 2026, Salı Günün dizesi: “Yâ Rab bela-yı aşk ile kıl âşîna beni”

Dost bî-pervâ felek bî-rahm ü devrân bî-sükûn

Fuzûlî · Dîvân

Dost bî-pervâ felek bî-rahm ü devran bî-sükûn
Derd çoh hem-derd yoh düşmen kavî tâli' zebûn

Sâye-i ümmîd zâ'il âfitâb-ı şevk germ
Rütbe-i idbâr âlî pâye-i tedbîr dûn

Akl dun-himmet sadâ-yı tâ'ne yer yerden bülend
Baht kem-şefkat belâ-yı ışk gün günden füzûn

Men garîb ü râh-ı mülk-i vasl pür-teşvîş ü mekr
Men harîf-i sâde-levh ü dehr pür-nakş-ı füsûn

Her sehî-kad cilvesi bir seyl-i tûfân-ı belâ
Her hilâl-ebrû kaşı bir ser-hat-ı meşk-i cünûn

Yelde berg-i lâle tek temkîn-i dâniş bî-sebât
Suda aks-i serv tek te'sir-i devlet vâj-gûn

Ser-had-i matlûba pür-mihnet tarîk-i imtihân
Menzil-i maksûda pür-âsîb râh-ı âzmûn

Şâhid-i maksad nevâ-yı çeng tek perde-nişîn
Sâğar-ı işret habâb-ı sâf-ı sahbâ tek nigûn

Tefrika hâsıl tarîk-i mülk-i cem'iyyet mahûf
Ah bilmen neyleyem yoh bir muvâfık reh-nümûn

Çihre-i zerdin Fuzûlî'nün dutupdur eşk-i âl
Gör ana ne rengler geçmiş sipihr-i nîl-gûn

Şiirin açıklaması

Fuzûlî'nin şikâyet şiirlerinin en güçlülerinden biridir. Her dizede iki ya da üç kısa yargı yan yana dizilir; sevgili, felek, zaman ve talih hep birlikte âşığın aleyhine döner. Şiir, ses ve ahengiyle de dikkat çeker: "Dert çok, hem-dert yok, düşman kavî, tâli' zebûn" dizesi Türk şiirinin en bilinen dizelerindendir.

1. Sevgili umursamaz, felek merhametsiz, zaman durmadan dönüyor; dert çok, dert ortağı yok, düşman güçlü, talih zayıf.

2. Umut gölgesi kaybolmuş, arzu güneşi kızgın; düşkünlüğün rütbesi yüksek, tedbirin basamağı alçak.

3. Akıl korkak, kınama sesi her yerden yükseliyor; talih az şefkatli, aşk belâsı günden güne artıyor.

4. Ben gurbetteyim, kavuşma ülkesinin yolu ise karışıklık ve hile dolu; ben saf bir adamım, dünya ise türlü büyülerle süslü.

5. Her selvi boylu güzelin salınışı bir belâ tufanı; her hilâl kaşlının kaşı delilik dersinin ilk satırı.

6–9. Bilginin ağırbaşlılığı rüzgârdaki lâle yaprağı gibi kararsız, talihin etkisi sudaki selvi yansıması gibi tersine dönük. Amaca giden yol sınavlarla, maksada giden yol felaketlerle dolu; arzulanan güzel perde arkasında, işret kadehi boş. Ah, ne yapacağımı bilmiyorum; bana yol gösterecek bir dost da yok.

10. Fuzûlî'nin sararmış yüzünü kanlı gözyaşları kaplamış; bak, mavi gök onun başından ne renkler geçirmiş!

Sözlük

bî-pervâ
umursamaz
bî-rahm
merhametsiz
bî-sükûn
durmadan dönen
hem-derd
dert ortağı
kavî
güçlü
tâli'
talih
zebûn
zayıf, âciz
idbâr
düşkünlük, talihsizlik
dûn
alçak
ta'ne
kınama
sâde-levh
saf
füsûn
büyü
sehî-kad
selvi boylu
hilâl-ebrû
hilal kaşlı
cünûn
delilik
bî-sebât
kararsız
vâj-gûn
ters
reh-nümûn
yol gösteren
eşk-i âl
kanlı gözyaşı
sipihr-i nîl-gûn
mavi gök

Fuzûlî · diğer şiirleri

Tüm şiirleri

Düşüncenizi yazın

E-posta adresiniz yayımlanmaz.