Ney kimi her dem ki bezm-i vaslunı yâd eylerem
Fuzûlî · Dîvân
Ney kimi her dem ki bezm-i vaslunı yâd eylerem
Tâ nefes vardur kuru cismümde feryâd eylerem
Rûz-ı hicrândur sevin ey murg-ı rûhum kim bugün
Bu kafesden men seni elbette âzât eylerem
Vehm edüp tâ salmaya sen mâha mihrin hîç kim
Kime yetsem cevr ü zulmünden ana dâd eylerem
Kan yaşum kılmaz vefâ giryân gözüm isrâfına
Munca kim her dem ciger kanından imdâd eylerem
İncimen her nice kim ağyâr bî-dâd eylese
Yâr cevri içün gönül bî-dâda mu'tâd eylerem
Bilmişem bulman visâlin lîk bu ümmîd ile
Gâh gâh öz hâtır-ı nâ-şâdumı şâd eylerem
Levh-i âlemden yudum eşk ile Mecnûn adını
Ey Fuzûlî men dahi âlemde bir ad eylerem
Şiirin açıklaması
Fuzûlî bu gazelde kendini neye benzetir: Ney nasıl kamışlıktan koparıldığı için inliyorsa, âşık da sevgiliden ayrı düştüğü için inler. Ney benzetmesi Mevlânâ'nın Mesnevî'sinden beri ayrılığın en güçlü simgesidir. Son beyitte Fuzûlî, Mecnûn'u bile geride bırakacak bir aşk şöhreti hedefler.
1. Ney gibi, kavuşma meclisini her hatırladığımda kuru bedenimde nefes oldukça feryat ederim.
2. Ayrılık günü geldi; sevin ey ruhumun kuşu, çünkü bugün seni bu beden kafesinden mutlaka azat edeceğim.
3. Kimse o aya gönül vermesin diye, kime rastlasam ona sevgilinin zulmünden şikâyet ederim.
4. Kanlı gözyaşım, ağlayan gözümün israfına yetmez; o kadar ki her an ciğer kanından yardım isterim.
5. Rakipler ne kadar zulmetse incinmem; gönlümü sevgilinin cefasına alıştırmak için zulme alıştırıyorum.
6. Ona kavuşamayacağımı biliyorum; yine de bu umutla zaman zaman kederli gönlümü sevindiriyorum.
7. Dünyanın levhasından Mecnûn'un adını gözyaşımla sildim; ey Fuzûlî, ben de dünyada (aşkla) bir ad edineceğim.
Sözlük
- kimi
- gibi
- bezm-i vasl
- kavuşma meclisi
- rûz-ı hicrân
- ayrılık günü
- murg-ı rûh
- ruh kuşu
- mâh
- ay; mecazen sevgili
- mihr
- sevgi; güneş
- dâd
- şikâyet, adalet arama
- ağyâr
- rakipler, yabancılar
- bî-dâd
- zulüm
- mu'tâd
- alışkın
- hâtır-ı nâşâd
- kederli gönül
- levh
- levha, yazı tahtası
Düşüncenizi yazın