Ezel kâtipleri uşşâk bahtın kare yazmışlar
Fuzûlî · Dîvân
Ezel kâtipleri uşşâk bahtın kare yazmışlar
Bu mazmûn ile hat ol safha-i ruhsâre yazmışlar
Havâs-ı hâk-i pâyun şerhini tahkîk edîp merdüm
Gubâr îlen beyâz-ı dîde-i hûnbûre yazmışlar
Girip büthâneye kılsan tekellüm cân bulur şeksiz
Musavvirler ne sûret kim der ü dîvâne yazmışlar
Muharrirler yazanda her kime âlemde bir rûzî
Bana her gün dil-i sad-pâreden bir pâre yazmışlar
Yazanda Vâmık u Ferhâd u Mecnûn vasfın ehl-i derd
Fuzûlî adını gördüm ser-i tumâre yazmışlar
Şiirin açıklaması
Kader ve yazı imgeleri üzerine kurulmuş bu gazelde her şey "yazılmıştır": âşıkların kara bahtı, sevgilinin yanağındaki tüyler, Fuzûlî'nin nasibi... Son beyitte şair, dertli âşıkların kitabında kendi adının en başa yazıldığını söyleyerek aşk şairliğini taçlandırır.
1. Ezel kâtipleri âşıkların bahtını kara yazmışlar; sevgilinin yanağına çıkan ince tüyler de bu anlamı anlatmak için o sayfaya yazılmış.
2. Gözbebekleri, ayağının toprağının şifalı özelliklerini araştırıp açıklamasını kan ağlayan gözün beyazına toz ile yazmışlar.
3. Puthaneye girip konuşsan, ressamların kapıya duvara çizdiği suretler şüphesiz can bulur.
4. Kader kâtipleri dünyada herkese bir nasip yazarken, bana her gün yüz parçalı gönlümden bir parça yazmışlar.
5. Dert ehli Vâmık, Ferhâd ve Mecnûn'u anlatırken, Fuzûlî'nin adını defterin en başına yazmışlar.
Sözlük
- ezel
- başlangıcı olmayan zaman
- kâtip
- yazıcı
- uşşâk
- âşıklar
- mazmûn
- anlam, nükte
- hat
- yazı; yüzdeki ince tüyler
- safha
- sayfa
- ruhsâr
- yanak
- havâs
- özellikler
- hâk-i pây
- ayak toprağı
- şerh
- açıklama
- gubâr
- toz
- büthâne
- puthane
- tekellüm
- konuşma
- musavvir
- ressam
- rûzî
- nasip, rızık
- dil-i sad-pâre
- yüz parça gönül
- tûmâr
- tomar, defter
Düşüncenizi yazın