Cumhuriyet Dönemi Türk Edebiyatı: Topluluklar, Akımlar ve Eserler
Beş Hececiler'den İkinci Yeni'ye, Millî Mücadele romanından köy romanına Cumhuriyet dönemi Türk edebiyatının özeti.
Cumhuriyet dönemi Türk edebiyatı, 1923’te Cumhuriyet’in ilanından günümüze kadar uzanan dönemin edebiyatıdır. Bu yüz yılı aşkın süre içinde Türk şiiri hece ölçüsünden serbest şiire, roman ise Millî Mücadele anlatılarından köy romanına, bireyin iç dünyasından postmodern denemelere kadar pek çok yol denedi. Bu yazıda dönemin başlıca topluluklarını, akımlarını ve önemli eserlerini kronolojik bir çerçevede özetliyoruz.
Dönemi hazırlayan gelişmeler
Cumhuriyet dönemi edebiyatı, Millî Edebiyat hareketinin sade dil, hece ölçüsü ve millî konular anlayışını devralarak başladı. Dönemin ilk yıllarında edebiyatı derinden etkileyen gelişmeler şunlardır:
- Harf devrimi (1928): Arap harflerinin yerine Latin harflerine dayanan yeni Türk alfabesi kabul edildi. Okuma yazma seferberliğiyle birlikte okur kitlesi genişledi.
- Dil çalışmaları: 1932’de Türk Dili Tetkik Cemiyeti (bugünkü Türk Dil Kurumu) kuruldu. Dilde sadeleşme ve Türkçeleşme hızlandı.
- Yeni konular: Millî Mücadele, Anadolu, köy, Cumhuriyet’in getirdiği toplumsal değişim ve Batılılaşma başlıca konular oldu.
Şiir: 1923–1940
Beş Hececiler ve memleketçi şiir
Millî Edebiyat döneminde ortaya çıkan ve Cumhuriyet’in ilk yıllarında da etkili olan Beş Hececiler, hece ölçüsünü Türk şiirinin asıl ölçüsü olarak benimseyen beş şairdir: Faruk Nafiz Çamlıbel, Enis Behiç Koryürek, Halit Fahri Ozansoy, Orhan Seyfi Orhon ve Yusuf Ziya Ortaç. Anadolu’yu, kahramanlığı ve memleket manzaralarını lirik bir dille işlediler. Faruk Nafiz’in Han Duvarları şiiri bu anlayışın en bilinen örneklerindendir.
Onların açtığı yolda Kemalettin Kamu, Ömer Bedrettin Uşaklı, Ahmet Kutsi Tecer ve Behçet Kemal Çağlar gibi şairler, Anadolu’yu ve Cumhuriyet’in değerlerini coşkulu bir dille anlattı. Bu şiirlere “memleketçi şiir” denir.
Yedi Meşaleciler
1928’de yayımlanan Yedi Meşale adlı ortak kitapla ortaya çıkan topluluk, Cumhuriyet döneminin ilk edebiyat topluluğu sayılır. Üyeleri Ziya Osman Saba, Yaşar Nabi Nayır, Cevdet Kudret Solok, Sabri Esat Siyavuşgil, Vasfi Mahir Kocatürk, Muammer Lütfi Bahşi ve topluluğun tek hikâyecisi Kenan Hulusi Koray’dır. Memleket edebiyatının tekdüzeleştiğini düşünen bu gençler, şiire yenilik ve canlılık getirmeyi amaçladılar. Fransız sembolistlerinden, parnasyenlerden ve Ahmet Haşim‘den etkilendiler. Topluluğun şiirde kalıcı olan adı Ziya Osman Saba’dır.
Bağımsız şairler
Bu yıllarda bir topluluğa bağlı olmadan kendi yolunda yürüyen büyük şairler de vardı. Yahya Kemal Beyatlı ve Ahmet Haşim aruz ölçüsünü sürdürdü; Ahmet Haşim’in Piyâle (1926) kitabı bu dönemde yayımlandı. Mehmet Âkif Ersoy, Safahat‘ın son kitaplarını yazdı. Necip Fazıl Kısakürek Kaldırımlar (1928) ve Ben ve Ötesi (1932) ile hece ölçüsünü bireyin kaygısını ve mistik arayışını anlatan bir şiire dönüştürdü.
Toplumcu şiir
Nâzım Hikmet, 1929’da yayımlanan 835 Satır ile Türk şiirine serbest ölçüyü ve toplumcu bir bakışı getirdi. Ölçü ve uyağı yeni bir ritim anlayışıyla kullanan, emekçi insanı ve toplumsal mücadeleyi anlatan bu şiir, sonraki kuşakların toplumcu gerçekçi şairlerini derinden etkiledi.
Şiir: 1940–1960
Garip akımı (Birinci Yeni)
1941’de Orhan Veli Kanık, Oktay Rifat ve Melih Cevdet Anday’ın ortak kitabı Garip yayımlandı. Kitabın Orhan Veli tarafından yazılan önsözü, Türk şiirinde yeni bir dönemin bildirisi oldu. Garip şairleri:
- Ölçüyü, uyağı ve söz sanatlarını şiirin zorunlu unsurları olmaktan çıkardı.
- “Şairane” söyleyişe, süslü dile ve bilinen mazmunlara karşı çıktı.
- Konuşma dilini, gündelik hayatı ve sıradan insanı şiire soktu.
- Yer yer mizahı ve şaşırtıcı bir sonu kullandı.
Orhan Veli’nin İstanbul’u Dinliyorum, Bedava ve Sokakta Giderken gibi şiirleri bu anlayışın en sevilen örnekleridir.
İkinci Yeni
1950’lerde Garip’in yalınlığına tepki olarak doğan İkinci Yeni, adını eleştirmen Muzaffer İlhan Erdost’tan aldı. Cemal Süreya, Turgut Uyar, Edip Cansever, İlhan Berk, Ece Ayhan ve Ülkü Tamer bu şiirin başlıca adlarıdır. Sezai Karakoç da üslup bakımından bu şiire yakın görülür. Bir bildirisi olmayan İkinci Yeni’nin başlangıcı olarak çoğu zaman Cemal Süreya’nın Üvercinka (1958) kitabı gösterilir.
- Anlamdan çok imgeye önem verildi; şiir kapalı ve soyut bir yapı kazandı.
- Sürrealizmin ve Batı şiirinin etkisi görüldü.
- Kelimeler alışılmadık biçimlerde bir araya getirildi, deyimler değiştirildi, yeni sözcükler türetildi.
- Bireyin yalnızlığı, yabancılaşması ve iç dünyası işlendi.
Hisar ve öteki yönelişler
1950’de çıkmaya başlayan Hisar dergisi çevresindeki şairler, Garip ve İkinci Yeni’nin karşısında geleneğe bağlı, ölçülü ve millî değerlere dayanan bir şiiri savundu. Aynı yıllarda Attila İlhan da Mavi dergisi çevresinde toplumsal duyarlılığı bireysel ve romantik bir sesle birleştiren bir şiir anlayışını öne çıkardı.
Şiir: 1960 ve sonrası
1960’larda Nâzım Hikmet’in kitaplarının yeniden yayımlanmasıyla toplumcu gerçekçi şiir güçlendi. Ahmet Arif’in Hasretinden Prangalar Eskittim (1968) kitabı bu dönemin en çok okunan şiir kitaplarından biri oldu. 1980’e kadar şiirde toplumcu, İslâmî ve millîyetçi yönelişler belirginleşti. 1980 sonrasında ise şairler büyük topluluklardan ve ideolojik çizgilerden uzaklaşarak daha bireysel yollar izledi.
Roman ve hikâye
Millî Mücadele ve Cumhuriyet’in ilk yılları
Millî Mücadele’nin hemen ardından ve Cumhuriyet’in ilk yıllarında, savaş ve toplumun değişimi romanın başlıca konusu oldu. Halide Edib Adıvar’ın Ateşten Gömlek (1922), Yakup Kadri Karaosmanoğlu’nun Yaban (1932) ve Reşat Nuri Güntekin‘in Yeşil Gece (1928) adlı romanları bu dönemin önemli eserleridir. Reşat Nuri’nin Anadolu’ya giden genç bir öğretmeni anlatan Çalıkuşu‘su ise Cumhuriyet’ten hemen önce yayımlanmış ve dönemin en sevilen romanı olmuştur.
Toplumcu gerçekçilik ve köy romanı
1930’lardan itibaren toplumsal sorunları gerçekçi bir bakışla işleyen yazarlar öne çıktı. Sabahattin Ali‘nin Kuyucaklı Yusuf (1937), İçimizdeki Şeytan (1940) ve Kürk Mantolu Madonna (1943) romanları bu dönemin en çok okunan eserleri arasındadır. Orhan Kemal ve Kemal Tahir de bu çizginin önemli yazarlarıdır.
1950’lerde Anadolu köyünü içeriden anlatan “köy edebiyatı” doğdu. Mahmut Makal’ın Bizim Köy (1950) adlı kitabı bu edebiyatın başlangıcı sayılır. Yaşar Kemal’in İnce Memed (1955) ve Fakir Baykurt’un Yılanların Öcü (1959) adlı romanları köy romanının en bilinen örnekleridir.
Bireyin iç dünyası ve modern roman
Peyami Safa’nın Dokuzuncu Hariciye Koğuşu (1930) ve Ahmet Hamdi Tanpınar’ın Huzur (1949) ile Saatleri Ayarlama Enstitüsü (1961) adlı romanları, bireyin iç dünyasını, Doğu ile Batı arasındaki gerilimi ve zaman kavramını işleyen eserlerdir. 1970’lerde Oğuz Atay’ın Tutunamayanlar (1972) ve Yusuf Atılgan’ın Anayurt Oteli (1973) romanları, Türk romanında modernist anlatım tekniklerinin en güçlü örnekleri oldu.
Hikâye
Hikâyede iki çizgi belirgindir. Ömer Seyfettin‘den gelen, olay örgüsü güçlü “Maupassant tarzı” hikâye ile Sait Faik Abasıyanık’ın Semaver (1936) ile başlayan, olaydan çok bir durumu, bir anı ve insanı anlatan “Çehov tarzı” durum hikâyesi. Memduh Şevket Esendal da durum hikâyesinin öncülerindendir.
1980 sonrası
1980’lerden sonra Türk romanında postmodern anlatım teknikleri, tarihle ve kimlikle hesaplaşan romanlar öne çıktı. 2006’da Nobel Edebiyat Ödülü’nü alan Orhan Pamuk, bu dönemin dünyada en çok tanınan Türk yazarıdır.
Tiyatro
Cumhuriyet döneminde tiyatro da gelişti. Devlet tiyatrolarının kurulmasıyla yerli oyun yazarlığı güçlendi. Haldun Taner’in Keşanlı Ali Destanı (1964) adlı oyunu, geleneksel Türk tiyatrosunun unsurlarını Batılı epik tiyatroyla birleştiren en başarılı örneklerden biridir.
Kısa kronoloji
- 1923: Cumhuriyet’in ilanı
- 1928: Harf devrimi; Yedi Meşale‘nin yayımlanması
- 1929: Nâzım Hikmet, 835 Satır
- 1932: Türk Dili Tetkik Cemiyeti’nin kuruluşu; Yakup Kadri, Yaban
- 1941: Garip
- 1950: Mahmut Makal, Bizim Köy; Hisar dergisi
- 1955: Yaşar Kemal, İnce Memed
- 1958: Cemal Süreya, Üvercinka
- 1972: Oğuz Atay, Tutunamayanlar
- 2006: Orhan Pamuk’a Nobel Edebiyat Ödülü
Batı’daki akımların Türk edebiyatına etkisini edebiyat akımları yazımızda, Cumhuriyet döneminden şiirleri ise Cumhuriyet dönemi şiiri sayfamızda bulabilirsiniz.
Sık sorulan sorular
Cumhuriyet döneminin ilk edebiyat topluluğu hangisidir?
1928’de Yedi Meşale adlı ortak kitapla ortaya çıkan Yedi Meşaleciler, Cumhuriyet döneminin ilk edebiyat topluluğu kabul edilir.
Garip akımının şairleri kimlerdir?
Garip akımının üç şairi Orhan Veli Kanık, Oktay Rifat ve Melih Cevdet Anday’dır. Akım adını 1941’de yayımladıkları ortak kitaptan alır.
İkinci Yeni’nin Garip’ten farkı nedir?
Garip şiiri yalın, anlaşılır ve konuşma diline yakındır. İkinci Yeni ise anlamdan çok imgeye önem veren, kapalı ve soyut bir şiirdir.
Köy romanının öncüsü hangi eserdir?
Mahmut Makal’ın 1950’de yayımlanan Bizim Köy adlı kitabı, köy edebiyatının başlangıcı sayılır.
Kaynakça
- Ankara Üniversitesi Açık Ders Malzemeleri, “Cumhuriyet Dönemi Türk Şiiri” ve “Yedi Meşale”
- Türk Dili ve Edebiyatı (turkedebiyati.org), “Yedi Meşale Topluluğu ve Özellikleri”
- Cumhuriyet, “İkinci Yeni şiiri nedir? İkinci Yeni şairleri kimlerdir?”


