Parayı Veren Düdüğü Çalar
Pazara giden Hoca'dan çocukların hepsi düdük ister, ama yalnızca biri parasını verir.
Bu sayfada Nasreddin Hoca’nın “Parayı Veren Düdüğü Çalar” fıkrası ve fıkradan çıkan ders yer alıyor. Fıkralar yüzyıllardır halk arasında anlatılan anonim anlatılardır; buradaki metin leylailemecnun.net tarafından bugünkü Türkçeyle yeniden anlatılmıştır.
“Parayı Veren Düdüğü Çalar”, Nasreddin Hoca’nın en bilinen fıkralarından biridir.
Parayı Veren Düdüğü Çalar fıkrası
Hoca bir gün pazara gidecekmiş. Mahallenin çocukları etrafını sarmış, her biri “Hocam, bana bir düdük getir!” diye bağırmış. Hoca hepsine “Olur” demiş. Çocuklardan yalnızca biri cebinden birkaç kuruş çıkarıp Hoca’nın avucuna koymuş:
– Hocam, bu da düdüğümün parası.
Akşam Hoca pazardan dönmüş. Çocuklar koşup gelmiş, “Düdüğüm nerede?” diye sormuşlar. Hoca cebinden tek bir düdük çıkarıp parayı veren çocuğa uzatmış. Ötekiler itiraz edince de gülümseyip şöyle demiş:
– Parayı veren düdüğü çalar.
Fıkradan çıkan ders
Bir şeyi istemekle onun için emek vermek, bedelini ödemek aynı şey değildir. Fıkra, karar ve söz hakkının çoğu zaman masrafı üstlenene geçtiğini de anlatır.
“Parayı veren düdüğü çalar” ne demek?
Parayı veren düdüğü çalar: Masrafı karşılayan, işin nasıl yapılacağına da karar verir.

