Ye Kürküm Ye
Eski giysileriyle gittiği düğünde yüzüne bakılmayan Hoca, kürkünü giyince başköşeye oturtulur.
Bu sayfada Nasreddin Hoca’nın “Ye Kürküm Ye” fıkrası ve fıkradan çıkan ders yer alıyor. Fıkralar yüzyıllardır halk arasında anlatılan anonim anlatılardır; buradaki metin leylailemecnun.net tarafından bugünkü Türkçeyle yeniden anlatılmıştır.
“Ye Kürküm Ye”, Nasreddin Hoca’nın en bilinen fıkralarından biridir.
Ye Kürküm Ye fıkrası
Nasreddin Hoca bir gün bir düğün yemeğine davet edilmiş. Gündelik giysileriyle gitmiş. Kapıdan girdiği andan itibaren kimse yüzüne bakmamış, sofrada da ona yer göstermemişler.
Hoca sessizce kalkıp evine dönmüş, sırtına en güzel kürkünü giyip geri gelmiş. Bu sefer herkes ayağa kalkmış, “Buyurun Hocam, başköşeye buyurun!” diye onu sofranın en iyi yerine oturtmuşlar. Yemek gelince Hoca kürkünün yenini çorbaya batırmış:
– Ye kürküm ye!
Şaşıran ev sahibi sormuş:
– Hocam, ne yapıyorsun?
– Bu ikram bana değil, kürke yapıldı. Öyleyse yemeği de o yesin.
Fıkradan çıkan ders
Fıkra, insanlara giysisine, malına ve görünüşüne göre değer verenleri eleştirir. İnsanın değeri üzerindekinde değil, kendisindedir.
“Ye kürküm ye” ne demek?
Ye kürküm ye: İnsana değil, giysisine, makamına ya da servetine değer verildiğini anlatmak için söylenir.

