Ben umardım ki seni yâr-ı vefâdâr olasın
Mihrî Hatun · Divan
Ben umardım ki seni yâr-ı vefâdâr olasın
Ne bileydim ki seni böyle cefâkâr olasın
Hele sen kaide-i cevrde eksik komadın
Dostluk hakkı ise ancak ola var olasın
Reh-i aşkında neler çektüğüm ey dost benim
Bilesin bir gün ola aşka giriftâr olasın
Sözüme uymadın ey asılası dil dilerim
Ser-i zülfüne anın âhiri ber-dâr olasın
Sen ki cân gülşeninin bir gül-i nev-restesisin
Ne revâdır bu ki her hâr ü hasa yâr olasın
Beni âzâde iken aşka giriftâr itdin
Göreyim sen de benim gibi giriftâr olasın
Bed-duâ etmezem ammâ ki Hudâ’dan dilerim
Bir senin gibi cefâkâra hevâdâr olasın
Şimdi bir hâldeyüz kim ilenen düşmanına
Der ki Mihrî gibi sen dahi siyehkâr olasın
Şiirin açıklaması
Mihrî Hatun'un en tanınmış gazeli. Divan şiirinde âşığın sesi çoğunlukla bir erkek sesidir; burada ise vefasız sevgiliye kırgınlığını anlatan bir kadın şair konuşur. Gazel baştan sona tatlı bir sitemle örülüdür: Şair beddua etmediğini söyler, ama sevgilinin de bir gün kendisi gibi aşka tutulmasını diler. Son beyitte kendi hâlini o kadar acıklı bulur ki düşmanına beddua eden kişinin "Mihrî gibi kara bahtlı ol" dediğini söyler.
1. Ben senin vefalı bir sevgili olacağını umardım; böyle eziyet eden biri olacağını nereden bilecektim?
2. Zulüm kuralından hiçbir şeyi eksik bırakmadın; dostluk hakkı da ancak bu kadar olsun, var ol! (Sitemli bir teşekkür.)
3. Ey dost, aşkının yolunda neler çektiğimi bir gün sen de aşka tutulursan anlarsın.
4. Ey sözümü dinlemeyen gönül, dilerim sonunda onun zülfünün ucunda asılı kalırsın.
5. Sen ki can bahçesinin yeni açmış bir gülüsün; her dikene, her çerçöpe dost olman yakışır mı? (Sevgilinin değersiz rakiplere yüz vermesine sitem.)
6. Ben özgürken beni aşka tutsak ettin; dilerim sen de benim gibi tutsak olursun.
7. Beddua etmem, ama Allah'tan dilerim ki senin gibi bir eziyetçiye gönül verirsin.
8. Şimdi öyle bir hâldeyiz ki düşmanına beddua eden "Sen de Mihrî gibi kara bahtlı ol" der.
Sözlük
- yâr-ı vefâdâr
- vefalı sevgili
- cefâkâr
- eziyet eden
- kaide-i cevr
- zulüm kuralı
- komak
- bırakmak
- reh
- yol
- giriftâr
- tutulmuş, tutsak
- dil
- gönül
- ser-i zülf
- zülfün ucu
- ber-dâr
- darağacına asılmış
- gülşen
- gül bahçesi
- nev-reste
- yeni yetişmiş
- revâ
- uygun, yakışır
- hâr ü has
- diken ve çerçöp (değersiz kimseler)
- âzâde
- özgür
- Hudâ
- Allah
- hevâdâr
- gönül veren, âşık
- ilenmek
- beddua etmek
- siyehkâr
- bahtı kara


Düşüncenizi yazın