Ey Müselmânlar medet ol yâr pinhân ayrılır
Nesîmî · Divan
Ey Müselmânlar medet ol yâr pinhân ayrılır
Ağlamayım neyleyim çün gövdeden cân ayrılır
Ey sanem hicrân elinden nâle-i zâr eylerem
Gözlerimden sanasan deryâ-yı ummân ayrılır
Ol sebepdendir ki ben bîmâr u rencûr olmuşam
Hasta gönlüm merhemi şol derde dermân ayrılır
Reng ü çehrem zerd olubdur kâmetim hem çün hilâl
Ol güneş yüzlü habîbim la’l-i handân ayrılır
Tâkatim sabrım tükendi yârsız ben neylerem
Aklımı şeydâ kılan ol çeşm-i fettân ayrılır
Mahşer-i yevmü’l-hisâb koptu kıyâmet başıma
Çünkü ey Yûsuf sıfatlı pîr-i Ken’ân ayrılır
Ey ciğersiz nâr-ı fürkatten Nesîmî çâre ne
Her kime nahnü kasemnâ çün ezelden ayrılır
Şiirin açıklaması
Nesîmî'nin "ayrılır" redifli gazeli. Şair, sevgilinin gidişini bedenden canın ayrılmasına benzetir; her beyitte bu ayrılığın başka bir yüzünü anlatır. Gözlerinden okyanus gibi yaş akar, rengi sararır, boyu hilal gibi bükülür. Altıncı beyitte ayrılığı, Kur'an'da ve divan şiirinde çok anılan Yakub ile Yusuf'un ayrılığına bağlar. Son beyitte ise çareyi kaderde bulur: Herkesin payı ezelde ayrılmıştır.
1. Ey Müslümanlar, imdat! O sevgili gizlice ayrılıp gidiyor. Ağlamayayım da ne yapayım; bedenden can ayrılıyor.
2. Ey put gibi güzel, ayrılığın elinden inleyip ağlıyorum; gözlerimden sanki bir okyanus akıyor.
3. Ben bu yüzden hasta ve dertli oldum: Hasta gönlümün merhemi, bu derdin dermanı benden ayrılıyor.
4. Rengim, yüzüm sarardı; boyum da hilal gibi büküldü. Çünkü o güneş yüzlü sevgili, o gülen dudaklar benden ayrılıyor.
5. Gücüm de sabrım da tükendi; sevgilisiz ne yapayım? Aklımı çıldırtan o büyüleyici göz benden ayrılıyor.
6. Başıma kıyamet koptu, hesap günü geldi sanki. Çünkü ey Yusuf gibi güzel sevgili, Ken'ân'ın yaşlı babası (Hz. Yakub) senden ayrılıyor.
7. Ey ayrılık ateşinde ciğeri yanıp kalmayan Nesîmî, çare ne? Ezelde "Biz paylaştırdık" hükmüyle herkesin payı ayrılmıştır. (Bu söz, Kur'an'daki "nahnu kasemnâ" ifadesine dayanır.)
Sözlük
- Müselmân
- Müslüman
- medet
- imdat, yardım
- pinhân
- gizli
- sanem
- put; (mecazen) güzel
- hicrân
- ayrılık
- nâle-i zâr
- inleyerek ağlama
- deryâ-yı ummân
- okyanus
- bîmâr
- hasta
- rencûr
- dertli, hasta
- zerd
- sarı
- kâmet
- boy
- hilâl
- yeni ay
- la'l-i handân
- gülen kırmızı dudak
- tâkat
- güç
- şeydâ
- çılgın, âşık
- çeşm-i fettân
- fitneci, büyüleyici göz
- yevmü'l-hisâb
- hesap günü
- pîr-i Ken'ân
- Ken'ân'ın yaşlısı, Hz. Yakub
- nâr-ı fürkat
- ayrılık ateşi
- nahnü kasemnâ
- "Biz paylaştırdık" (Kur'an'dan bir söz)
Düşüncenizi yazın