Hayat
Celâl Sâhir Erozan · Celâl Sahir Erozan; metin: Vikikaynak, "Hayat"
Bir cinayet eli gibi,
Bir cengâver beli gibi
Git al da gel, kuşan da gel
Hançerini, kılıcım en kıyıcı silâhını;
Gözlerini kan bürümüş deli gibi
Zincirlerden boşan da gel!
Hiç dinmiyen o sebepsiz hiddetinle
Bana saldır!
Sonra kaldır,
Kaldır hüsnündeki tesir
Her faniyi sana esir
Eden o zalim başım,
Bak ve dinle:
Gönlümün ahı,
Gözlerimin yaşını!
Gördüğün ne? Bir güler yüz! İşittiğin? Bir kahkaha!
Yazık sana!
Uğraşırken en bahtiyar fanilerle,
Pembe saadetlerinde bir siyah süs
Gibi küçük bir kederle
Herbirini harap eden sana yazık!
İki düşük omuzla bir sıska göğüs,
Bir hasta baş… Böyle dermansız düşmana,
Sen ki elinde bin dert,
Yenildin mi koca namert?
Durmasana saldır üstüme bir daha!
Bu kırk yıllık muharebe bitsin artık!
Şiirin açıklaması
Celâl Sahir'in serbest uzunlukta dizelerle yazdığı bu şiirde hayat, insana durmadan saldıran acımasız bir düşman olarak kişileştirilir. Şair ondan kaçmaz; tam tersine, onu bütün silahlarını kuşanıp üstüne gelmeye çağırır.
Meydan okuma. Şiir, hayata bir katilin eli ve bir savaşçının beli gibi hançerini, kılıcını, en kıyıcı silahını kuşanmasını, gözlerini kan bürümüş bir deli gibi zincirlerinden boşanıp gelmesini söyleyen bir çağrıyla açılır. Şair, onun "sebepsiz" öfkesiyle saldırmasını ister.
Gülen yüzün ardı. Ardından hayattan, herkesi kendine esir eden o zalim başını kaldırıp şairin gönlünün ahını ve gözyaşını görmesini ister. Ama hayatın gördüğü yalnızca güler bir yüz, işittiği bir kahkahadır. Şair acısını gülüşün ardına gizlemiştir; bu yüzden "Yazık sana!" der.
Güçsüz bir düşman. En mutlu insanların pembe saadetine küçük bir kederi kara bir süs gibi ekleyerek onları yıkan hayat, iki düşük omuz, sıska bir göğüs ve hasta bir baştan ibaret bu dermansız düşmanı yenememiştir. Şiir, "Bu kırk yıllık muharebe bitsin artık!" haykırışıyla, yorgunlukla meydan okumanın birbirine karıştığı bir sonla kapanır.
Sözlük
- cengâver
- savaşçı, yiğit
- kıyıcı
- acımasız, öldürücü
- hiddet
- öfke
- hüsün (hüsn)
- güzellik
- tesir
- etki
- fâni
- ölümlü, insan
- esir
- tutsak
- bahtiyar
- mutlu
- saadet
- mutluluk
- harap etmek
- yıkmak, perişan etmek
- dermansız
- güçsüz, takatsiz
- namert
- alçak, mertlikten uzak
- muharebe
- savaş
Düşüncenizi yazın