Aşk dâmına giriftâr olalı zâr olubem
Fuzûlî · Leylâ vü Mecnûn
Aşk dâmına giriftâr olalı zâr olubem
Ne belâdur ki ana beyle giriftâr olubem
Dil demekden kesilüp hareketden veh kim
Künc-i gam-hâneye bir sûret-i dîvâr olubem
Kudretüm yoh ki kılam kimseye şerh-i gam-ı dil
Eyle kim ârıza-i hecr ile bîmâr olubem
Hazerüm ta‘neden ol gâyete yetmişdür kim
Yâra ağyâr olup ağyârum ile yâr olubem
Demezem dahi sana âşıkem ey gül zîrâ
Sana âşıklığum izhâr edeli hâr olubem
Akl u sabr u dil ü dîn getdi bi-hamdi’llâh kim
Sefer-i sâhil-i sevdâya sebük-bâr olubem
Yoh Fuzûlî haberüm mutlak özümden bes kim
Vâlih-i nakş-ı hayâl-i ruh-i dildâr olubem
Şiirin açıklaması
Evine kapatılan Leylâ, gecelerini mumla, pervaneyle, ayla ve bulutla dertleşerek geçirir. Buluta sevgilisine olan özlemini anlattıktan sonra, boynunda ve ayağında görünmez zincirler olduğunu söyler ve hâlini bu gazelle dile getirir.
1. Aşk tuzağına tutulalı inler oldum; bu ne belâdır ki ona böylesine tutsak oldum.
2. Ah ki dilim konuşmaktan, bedenim kımıldamaktan kesildi; keder evinin köşesinde bir duvar resmine döndüm.
3. Gönlümün derdini kimseye anlatacak gücüm yok; çünkü ayrılık hastalığıyla öylesine hasta düştüm.
4. Kınanmaktan korkum öyle bir dereceye vardı ki sevgiliye yabancı, yabancılarıma dost oldum.
5. Ey gül, artık sana "âşığım" demem; çünkü âşıklığımı sana açtığımdan beri diken gibi hor görüldüm.
6. Akıl, sabır, gönül ve din gitti; Allah'a şükür, sevda kıyısına giden yolculukta yükü hafif biri oldum.
7. Fuzûlî, artık kendimden hiç haberim yok; çünkü sevgilinin yüzünün hayaline hayran ve şaşkın oldum.
Bu gazel, Fuzûlî'nin Leylâ vü Mecnûn mesnevîsinde Leylâ'nın dilinden söylenir ve 14. Bölüm: Seher Yeli, Gül Bahçesi ve Bulut bölümünde yer alır (beyit 1398–1404). Mesnevînin tamamı için: Leylâ vü Mecnûn. Günümüz Türkçesi: leylailemecnun.net.
Sözlük
- dâm
- tuzak
- giriftâr
- tutulmuş
- zâr
- inleyen
- künc
- köşe
- gam-hâne
- keder evi
- sûret-i dîvâr
- duvar resmi
- ârıza
- hastalık
- hecr
- ayrılık
- bîmâr
- hasta
- ta'ne
- kınama
- ağyâr
- yabancılar, rakipler
- hâr
- diken
- sebük-bâr
- yükü hafif
- vâlih
- şaşkın, hayran
- dildâr
- sevgili