Bu Ciğerse Kedi Nerede?
Ciğeri kedinin yediğini söyleyen karısına Hoca, kediyi tartarak cevap verir.
Bu sayfada Nasreddin Hoca’nın “Bu Ciğerse Kedi Nerede?” fıkrası ve fıkradan çıkan ders yer alıyor. Fıkralar yüzyıllardır halk arasında anlatılan anonim anlatılardır; buradaki metin leylailemecnun.net tarafından bugünkü Türkçeyle yeniden anlatılmıştır.
“Bu Ciğerse Kedi Nerede?”, Nasreddin Hoca’nın en bilinen fıkralarından biridir.
Bu Ciğerse Kedi Nerede? fıkrası
Hoca bir gün eve bir okka ciğer getirmiş, karısına “Akşama pişir” demiş. Karısı ciğeri pişirmiş ama gelen misafirlerine ikram edip bitirmiş. Hoca akşam eve gelince sormuş:
– Ciğer ne oldu hanım?
– Kedi yedi efendi.
Hoca hiçbir şey söylemeden kediyi yakalamış, tartıya koymuş. Kedi tam bir okka gelmiş. Hoca karısına dönmüş:
– Hanım, bu ciğerse kedi nerede? Bu kediyse ciğer nerede?
Fıkradan çıkan ders
Yalanın ayağı kısadır; söylenen söz tartıya vurulunca gerçek ortaya çıkar. Fıkra, basit bir akıl yürütmeyle bir bahanenin nasıl çürütülebileceğini gösterir.
“Bu ciğerse kedi nerede, bu kediyse ciğer nerede?” ne demek?
Bu ciğerse kedi nerede, bu kediyse ciğer nerede?: Birbirini tutmayan, çelişkili açıklamalar karşısında söylenir.

