İçeriğe geç
5 Kasım 2026, Perşembe Günün dizesi: “Bir yudum eski şarap, yeni bir ülkeden iyidir;”
Edebiyat

Mehmet Rauf: Hayatı, Eylül Romanı ve Eserleri

Mehmet Rauf kimdir? Bahriye subaylığından Servet-i Fünûn'a, ilk başarılı psikolojik romanımız Eylül'den hikâye ve tiyatrolarına.

leylailemecnun2 dk okuma
Paylaş

Mehmet Rauf, Servet-i Fünûn (Edebiyât-ı Cedîde) topluluğunun önde gelen romancılarındandır. 1899’da yayımlanan Eylül, Türk edebiyatında psikolojik roman tekniğinin ilk başarılı örneği sayılır. Bu yazıda onu TDV İslâm Ansiklopedisi’ndeki “Mehmed Rauf” maddesine dayanarak tanıtıyoruz.

Hayatı

Mehmed Rauf, 12 Ağustos 1875’te İstanbul Balat’ta doğdu. Eyüp Rüşdiyesi ve Soğukçeşme Askerî Rüşdiyesi’nden sonra 1888’de Bahriye Mektebi’ne girdi ve 1894’te mülâzım-ı sânî rütbesiyle mezun oldu. Girit’te eğitim gemisinde stajını yaptı, çeşitli savaş gemilerinde ve gambotlarda görev aldı; 1899’da yüzbaşı oldu. 1905’te Mekteb-i Bahriyye’de kitâbet muallimi olarak atandı.

Reklam

1910’da Bir Zambak’ın Hikâyesi adlı romanı yüzünden yargılanıp altı ay hapis cezası aldı; bu olaydan sonra askerlikle bağı tamamen koptu. Süs adlı bir magazin dergisi de çıkardı. 23 Aralık 1931’de İstanbul’da Cerrahpaşa Hastahanesi’nde öldü.

Servet-i Fünûn yılları

Mehmed Rauf’un edebiyata yönelmesinde Halit Ziya Uşaklıgil ile mektuplaşarak kurduğu dostluk belirleyici oldu. Önce Mekteb mecmuasında yazdı; 1897’den itibaren yaklaşık beş yıl Servet-i Fünûn dergisinde hikâye, roman, mensur şiir ve makale yayımladı. Ansiklopediye göre bu yıllar edebî hayatının en verimli dönemidir.

Eylül romanının önemi

Eylül (1899), Mehmed Rauf’un en çok övülen eseridir. TDV İslâm Ansiklopedisi, eseri psikolojik roman tekniğinin başarılı bir örneği olarak değerlendirir; roman, Türk edebiyatında bu türün ilk başarılı örneği sayılır. Bu çizginin öncesi için Nâbîzâde Nâzım‘ın Zehra‘sına bakılabilir.

Üslubu ve konuları

Mehmed Rauf’un eserlerinde aşırı hassasiyet, karşılıksız ve çoğu zaman acıyla biten aşklar, hastalık, ölüm ve karamsarlık öne çıkar. Kahramanları genellikle müziği seven, Batılı yaşama alışmış kişilerdir. Ansiklopedi onu Servet-i Fünûn yazarları içinde dili en sade olan yazar olarak değerlendirir.

Eserleri

  • Roman: Eylül (1899), Ferdâ-yı Garâm (1913), Genç Kız Kalbi (1914), Karanfil ve Yasemin (1924), Böğürtlen (1926), Define (1927), Son Yıldız (1927), Cerîha (1927), Kan Damlası (1928), Halâs (1929).
  • Hikâye: İhtizâr (1909), Âşıkane (1909), Son Emel (1913), Hanımlar Arasında (1914), Bir Aşkın Tarihi (1915), Üç Hikâye (1919), Aşk Kadını (1923), Eski Aşk Geceleri (1927).
  • Tiyatro: Pençe (1909), Cidal (1911). Mehmed Rauf, Dârülbedâyi’in yönetim kurulunda da bulunmuştur.

Kaynakça

  • Türk Edebiyatı İsimler Sözlüğü (Kültür ve Turizm Bakanlığı), “Mehmet Rauf” maddesi
  • TDV İslâm Ansiklopedisi, “Mehmed Rauf” maddesi, Rahim Tarım, c. 28, 2003, islamansiklopedisi.org.tr/mehmed-rauf
Paylaş

Bunları da sevebilirsiniz

Düşüncenizi yazın

E-posta adresiniz yayımlanmaz.