İçeriğe geç
14 Ekim 2026, Çarşamba Günün dizesi: “Yârdan cevr ü cefâ lûtf u kerem gibi gelür”

Eski libas gibi âşığın gönlü

Seyrânî

Eski libas gibi âşığın gönlü
Söküldükten geri dikilmez imiş
Ne kadar olsa da gerdanı benli
Her güzelin kahrı çekilmez imiş

Bülbül eder daldan dala bir sekiş
Anın için eyler gül ile çekiş
Aşkın iğnesiyle dikilen dikiş
Kıyamete değin sökülmez imiş

Dilber böyle değil idin sen ezel
Aşkımın bağına düşürdün gazel
İbrişimden nazik sandığım güzel
Meğer pulat gibi bükülmez imiş

Seyrânî’nin gözü kanlı yaş imiş
Aşk u sevda cümle derde baş imiş
Toprak sandım benim bağrım taş imiş
Meğer taşa tohum ekilmez imiş

Şiirin açıklaması

Develili Seyrânî'nin en sevilen koşmalarından biri. Şair âşığın gönlünü eski bir elbiseye benzetir: Bir kez söküldü mü yeniden dikilmez. Bütün şiir terzilik imgeleriyle örülüdür: söküm, dikiş, iğne, ibrişim (ipek iplik). Her dörtlüğün "-mez imiş" ile biten son dizesi, şairin acı bir tecrübeyle öğrendiği gerçekleri sıralar.

1. dörtlük: Âşığın gönlü eski bir elbise gibiymiş; bir kez söküldükten sonra yeniden dikilmezmiş. Gerdanı ne kadar benli olursa olsun, her güzelin eziyeti çekilmezmiş.

2. dörtlük: Bülbül daldan dala sekip durur; bu yüzden gülle çekişir. Ama aşkın iğnesiyle dikilen dikiş kıyamete kadar sökülmezmiş.

3. dörtlük: Ey güzel, sen önceden böyle değildin; aşkımın bağına sonbahar yaprakları düşürdün. İpek iplikten nazik sandığım güzel meğer çelik gibi bükülmezmiş.

4. dörtlük: Seyrânî'nin gözü kanlı yaşlarla doluymuş; aşk ve sevda bütün dertlerin başıymış. Bağrımı toprak sanmıştım, meğer taşmış; taşa da tohum ekilmezmiş.

Sözlük

libas
elbise
gerdan
boyun
kahır
eziyet
sekiş
sekme, zıplama
anın için
bunun için
çekiş
çekişme
ezel
önceden, eskiden
gazel
(burada) sonbaharda dökülen yaprak
ibrişim
ipek iplik
pulat
çelik
cümle
bütün
bağır
göğüs, yürek

Aynı duyguda başka şairlerden

Hüzün şiirleri

Düşüncenizi yazın

E-posta adresiniz yayımlanmaz.