Havalanma telli turnam
Havalanma telli turnam
Uçup gitme yele karşı
Zülüflerin tel tel olmuş
Döküp gitme yele karşı
Davulbaza vur turayı
Dünden avladık burayı
Getir oğlan boz kulayı
Binem gidem yâre karşı
Şahinim var bazlarım var
Ördeğim var kazlarım var
Yâre tenhâ sözlerim var
Diyemem ağyâra karşı
Dertli der ki dünyâ fânî
Seni seven n’eyler malı
Yakışmazsa öldür beni
Yeşil giyin ala karşı
Şiirin açıklaması
Âşık Dertli'nin 8'li hece ölçüsüyle söylenmiş, türkü gibi akan bir şiiri. Halk şiirinin sevilen haberci kuşu turnaya seslenerek başlar, ardından av sahnesine geçer: davulbaz, şahin, doğan, kaz ve ördek. Bu canlı av dünyasının içinde şair, sevgiliye söyleyecek gizli sözleri olduğunu, onları kimsenin yanında söyleyemeyeceğini dile getirir.
1. dörtlük: Ey telli turnam, havalanma; rüzgâra karşı uçup gitme. Zülüflerin tel tel olmuş, onları rüzgâra döküp gitme. (Turnanın başındaki tüyler, sevgilinin saçlarına benzetilir.)
2. dörtlük: Doğancı davuluna tokmağı vur; burayı dünden beri avladık. Oğlan, boz kula atı getir; binip sevgilinin karşısına gideyim.
3. dörtlük: Şahinim de doğanlarım da var, ördeklerim de kazlarım da. Sevgiliye yalnızken söyleyeceğim sözlerim var; onları başkalarının yanında diyemem.
4. dörtlük: Dertli der ki dünya geçicidir; seni seven mal mülk ne yapsın? Yakışmıyorsa öldür beni; yeşil giyin, al renge karşı. (Yeşil ile alın, yani kırmızının birbirine yakışması, sevgilinin güzelliğine bir göndermedir.)
Sözlük
- telli turna
- başında tel gibi tüyleri olan turna
- yel
- rüzgâr
- zülüf
- şakaklardan sarkan saç
- davulbaz
- avda kuşu ürkütmek için çalınan küçük davul
- tura
- (burada) davul tokmağı
- kula
- kula at, açık kahverengi at
- baz
- doğan
- tenhâ
- yalnız, gizli
- ağyâr
- başkaları, yabancılar
- fânî
- geçici
- al
- kırmızı

Düşüncenizi yazın