Koşma Nedir? Özellikleri, Türleri ve Örnekleri
Halk şiirinin en sevilen nazım biçimi koşma: ölçüsü, kafiye düzeni, dörtlük sayısı, güzelleme, koçaklama, taşlama ve ağıt türleri; Karacaoğlan ve Dadaloğlu'ndan örneklerle.
Koşma, Türk halk şiirinin en yaygın ve en sevilen nazım biçimidir. Âşıkların sazla söylediği, dörtlüklerden kurulan, hece ölçüsüyle yazılmış bu şiirler yüzyıllardır köy odalarında, kahvelerde, yayla yollarında dilden dile dolaşır. Divan şiirinde gazel neyse, halk şiirinde de koşma odur: Aşkın, ayrılığın, gurbetin ve doğanın en içten sesi. Bu yazıda koşmanın tanımını, biçim özelliklerini, türlerini ve sitemizdeki örneklerini bulacaksınız.
Koşma nedir?
Koşma, âşık edebiyatında kullanılan, genellikle 11’li hece ölçüsüyle yazılmış, dörtlüklerden oluşan ve son dörtlüğünde şairin adının geçtiği nazım biçimidir. Adının “koşmak”, yani sözü ezgiye uydurmak, bir şiiri sazın havasına “koşmak” anlamından geldiği düşünülür. Koşmalar okunmak için değil, saz eşliğinde söylenmek için yazılmıştır; bu yüzden ritimleri güçlü, dilleri sade ve akıcıdır.
Koşma, Türklerin İslâmiyet’ten önceki şiir geleneğinde yer alan koşuk ile akrabadır. Koşuk da hece ölçüsüyle ve dörtlüklerle söylenirdi. Anadolu’da 16. yüzyıldan itibaren âşıkların elinde olgunlaşan koşma, 17. yüzyılda Karacaoğlan ile zirvesine ulaştı.
Koşmanın biçim özellikleri
- Ölçü: Çoğunlukla 11’li hece ölçüsü kullanılır. Duraklar genellikle 6+5 ya da 4+4+3 biçimindedir.
- Nazım birimi: Dörtlüktür.
- Dörtlük sayısı: Genellikle üç ile beş arasında değişir; daha uzun koşmalar da vardır.
- Kafiye düzeni: İlk dörtlük xaxa ya da abab, sonraki dörtlükler bbba, ccca biçimindedir. Yani her dörtlüğün son dizesi, ilk dörtlüğün kafiyesine bağlanır.
- Tapşırma: Son dörtlükte şair adını ya da mahlasını söyler: “Karacaoğlan der ki…”, “Dertli der ki…” gibi.
- Dil: Halkın konuştuğu sade Türkçedir; ancak bazı âşıklar divan şiirinin kelimelerinden de yararlanır.
- Konu: Aşk, sevgilinin güzelliği, ayrılık, gurbet, doğa, yiğitlik, ölüm ve toplumsal eleştiri.
Bir örnek üzerinde kafiye düzeni
Karacaoğlan’ın “Esti seher yeli söküldü seller” koşmasının ilk iki dörtlüğüne bakalım:
Esti seher yeli söküldü seller
Gidiyorum kömür gözlüm ağlama
Ağlamanın vakti geçti ne çare
Kemend atıp yollarımı bağlamaSana derim sana kaşı kemanım
Büküldü kametim geçti zamanım
Gidiyorum yedi benli ceranım
Yarim gitti deyi yürek dağlama
İlk dörtlükte yalnızca ikinci ve dördüncü dizeler kafiyelidir: ağlama / bağlama (xaxa). İkinci dörtlükte ilk üç dize kendi arasında kafiyelenir (kemanım / zamanım / ceranım), son dize ise yine ilk dörtlüğe bağlanır: dağlama (bbba). Bütün koşma bu düzenle ilerler; böylece dörtlükler birbirine tek bir sesle bağlanır.
Koşmanın türleri
Koşmalar konularına göre dört ana türe ayrılır:
1. Güzelleme
Sevgilinin ya da doğanın güzelliğini anlatan, aşk ve ayrılık duygusunu işleyen lirik koşmalardır. Koşmanın en yaygın türüdür ve en büyük ustası Karacaoğlan’dır. “Ela gözlüm ben bu elden gidersem” ya da “İller yaylasına göçtüğü zaman” bu türün güzel örnekleridir. Âşık Ömer‘in soru cevap biçimindeki “Dedim–dedi” koşması da sevgilinin güzelliğini oyunlu bir dille anlatır.
2. Koçaklama
Yiğitliği, savaşı, kahramanlığı ve özgürlüğü anlatan, coşkulu ve gür sesli koşmalardır. Köroğlu ve Dadaloğlu bu türün en tanınmış isimleridir. Dadaloğlu’nun, göçebe Avşar boyunun zorla yerleşik hayata geçirilmesine karşı söylediği “Kalktı göç eyledi Avşar illeri” koşması, “Ferman padişahın, dağlar bizimdir” dizesiyle koçaklamanın en ünlü örneğidir.
3. Taşlama
Bir kişiyi, bir toplumsal kusuru ya da dönemin bozukluklarını eleştiren, alaycı koşmalardır. Divan şiirindeki hicvin halk şiirindeki karşılığıdır. 19. yüzyılda Seyrânî, taşlamalarıyla tanınmıştır.
4. Ağıt
Ölen bir kişinin ardından ya da büyük bir felaketin, bir yangının, bir depremin ardından duyulan acıyı anlatan koşmalardır. Ağıtların çoğu anonimdir; köylerde ölünün ardından yakılan ağıtlar, kuşaktan kuşağa aktarılır. Halk şiirinde ölümün farklı yüzlerini “Halk şiirinde ölüm teması” yazımızda inceledik.
Koşma ile gazel arasındaki farklar
Koşma çoğu zaman gazelin halk şiirindeki karşılığı olarak anılır, çünkü ikisi de en çok aşkı anlatır. Ancak biçim bakımından aralarında belirgin farklar vardır:
| Koşma | Gazel | |
|---|---|---|
| Edebiyat | Halk (âşık) edebiyatı | Divan edebiyatı |
| Ölçü | Hece ölçüsü (çoğunlukla 11’li) | Aruz ölçüsü |
| Nazım birimi | Dörtlük | Beyit |
| Uzunluk | Genellikle 3–5 dörtlük | Genellikle 5–15 beyit |
| Şairin adı | Son dörtlükte (tapşırma) | Son beyitte (mahlas) |
| Dil | Sade, konuşma diline yakın | Arapça ve Farsça kelimelerle örülü |
| İcra | Saz eşliğinde söylenir | Okunur, kimi zaman bestelenir |
Gazelin özelliklerini ayrıntılı olarak “Gazel nedir?” yazımızda bulabilirsiniz.
Koşma ile türkü arasındaki fark
Türkü, belli bir ezgiyle söylenen ve çoğunlukla söyleyeni bilinmeyen (anonim) halk şiiridir; dörtlüklerden sonra gelen bir kavuştak (nakarat) bölümü vardır. Koşma ise söyleyeni belli bir âşığın şiiridir ve kavuştak bulunmaz. Ancak pek çok koşma zamanla bestelenmiş ve türkü gibi söylenir olmuştur; Karacaoğlan’ın koşmalarının birçoğu bugün türkü olarak bilinir.
Koşmaya benzeyen biçimler: semai ve varsağı
Âşık edebiyatında koşmanın yanında iki biçim daha sık kullanılır. Semai, 8’li hece ölçüsüyle söylenen ve kendine özgü bir ezgisi olan şiirdir; kafiye düzeni koşmaya benzer. Âşık Dertli‘nin “Havalanma telli turnam” şiiri ve Pir Sultan Abdal‘ın “Yürü bre yalan dünya” şiiri 8’li hece ile söylenmiş örneklerdir. Varsağı ise Güney Anadolu’daki Varsak boyuna özgü bir ezgiyle söylenen, “bre”, “hey” gibi seslenmelerle canlanan, yiğitçe bir edası olan 8’li hece şiiridir.
Koşmanın önemli şairleri
- Karacaoğlan (17. yüzyıl): Güzelleme türünün ustası; aşkı, doğayı ve göçebe hayatı en canlı imgelerle söyleyen âşık. Ölümle konuştuğu “Ölüm ardıma düşüp” koşması da en sevilen şiirlerindendir.
- Âşık Ömer (17. yüzyıl): Hem hece hem aruzla şiir söyleyen, divan şiirine yakın bir dil kullanan âşık.
- Dadaloğlu (19. yüzyıl): Koçaklamanın en güçlü sesi.
- Âşık Dertli (19. yüzyıl): Bektaşî geleneğinden gelen, dertli ve sitemkâr koşmalarıyla tanınan Geredeli âşık.
- Erzurumlu Emrah, Seyrânî, Bayburtlu Zihnî (19. yüzyıl): Âşık edebiyatının son büyük temsilcileri. Aynı yüzyılın sonunda Sivaslı Ruhsatî bu geleneği sürdürdü.
Koşma, 20. yüzyılda da yaşamaya devam etti. Rıza Tevfik‘in “Uçun Kuşlar Uçun” şiiri, halk şiiri biçimlerinin modern şairler elinde de canlı kalabildiğinin en güzel örneklerinden biridir. Âşıkların koşmalarının tamamına halk şiiri sayfamızdan ulaşabilirsiniz.
Koşmanın ölçüsünü, durakları ve hece kalıplarını “Hece ölçüsü nedir?” yazımızda ayrıntılı olarak inceledik.
Sık sorulan sorular
Koşma kaç dörtlükten oluşur?
Koşmalar genellikle üç ile beş dörtlükten oluşur. Bu kesin bir kural değildir; altı, yedi hatta daha fazla dörtlüklü koşmalar da vardır.
Koşmada hangi ölçü kullanılır?
Koşmada hece ölçüsü kullanılır, çoğunlukla 11’li hece. Duraklar genellikle 6+5 ya da 4+4+3 biçimindedir.
Koşmanın kafiye düzeni nasıldır?
İlk dörtlük xaxa ya da abab, sonraki dörtlükler bbba, ccca biçiminde kafiyelenir. Her dörtlüğün son dizesi ilk dörtlüğün kafiyesiyle uyumludur.
Tapşırma ne demek?
Halk şiirinde şairin son dörtlükte kendi adını ya da mahlasını söylemesine tapşırma denir. Divan şiirindeki mahlas beytinin karşılığıdır.
Koşmanın divan edebiyatındaki karşılığı nedir?
Koşma, konu ve işlev bakımından divan edebiyatındaki gazele benzetilir; ikisi de en çok aşkı ve sevgiliyi anlatır.



Düşüncenizi yazın