İçeriğe geç
14 Ekim 2026, Çarşamba Günün dizesi: “Yârdan cevr ü cefâ lûtf u kerem gibi gelür”

Hayâl-i ârızın bâğ-ı gönülde gül-izârımdır

Leylâ Hanım · Divan

Hayâl-i ârızın bâğ-ı gönülde gül-izârımdır
Açıldı dâğlar kim sînede evvel bahârımdır

Gül-i ümmîdim açılmaz açıldı soldu hep güller
Bu gülşende figândan bî-haber ancak nigârımdır

Hikâyettir sana şerh-i derûnumdan değil şekvâ
Senin aşkınla yanmak tâ be-mahşer iftihârımdır

Neden küstün bilir hep cürmün inkâr eylemez âşık
Sebep bu infiâle nâle-i bî-ihtiyârımdır

Salın ey nahl-i nâzım gel n’olur bir kerre serv-âsâ
Sarâyındır bu gönlüm anda eşkim cûy-bârımdır

Emânet eyledim bir tuhfecik ol şâh-ı hûbâna
Gönül derler anın adına Leylâ yâdigârımdır

Şiirin açıklaması

Leylâ Hanım'ın gönlünü sevgiliye armağan ettiği bir gazel. Gül bahçesi, bülbül feryadı, selvi boy ve gözyaşı ırmağı gibi divan şiirinin bilinen imgeleri, bir kadın şairin sesiyle yeniden kurulur. Son beyitte şair, sevgiliye emanet ettiği küçük armağanın adını verir: Gönül. Mahlasın "Leylâ" olması, beyte Leylâ ile Mecnûn hikâyesinin yankısını da katar.

1. Yanağının hayali, gönül bağında benim gül bahçemdir; göğsümde (aşk) yaraları açıldı, bu benim ilkbaharımdır. (Kırmızı yara izleri, açılan güllere benzetilir.)

2. Umut gülüm açılmıyor; bütün güller açıldı ve soldu. Bu gül bahçesinde feryadımdan habersiz olan yalnızca sevgilimdir.

3. Sana iç dünyamı anlatmam bir hikâyedir, şikâyet değildir; senin aşkınla mahşere kadar yanmak benim övüncümdür.

4. Neden küstün? Âşık suçunu asla inkâr etmez; bu kırgınlığa sebep, elimde olmadan çıkan iniltimdir.

5. Ey naz fidanım, ne olur bir kere selvi gibi salınarak gel; bu gönül senin sarayındır, gözyaşım da onun önünden akan ırmaktır.

6. O güzeller şahına küçük bir armağan emanet ettim; onun adına gönül derler, Leylâ'nın yadigârıdır.

Sözlük

ârız
yanak
bâğ
bağ, bahçe
gül-izâr
gül bahçesi
dâğ
yara izi, dağlama
sîne
göğüs
evvel bahâr
ilkbahar
gülşen
gül bahçesi
figân
feryat
nigâr
sevgili
şerh-i derûn
iç dünyasını anlatma
şekvâ
şikâyet
tâ be-mahşer
mahşere kadar
infiâl
kırgınlık, gücenme
nâle
inilti
bî-ihtiyâr
elde olmadan
nahl
fidan
serv-âsâ
selvi gibi
eşk
gözyaşı
cûy-bâr
ırmak, dere
tuhfe
armağan
şâh-ı hûbân
güzellerin şahı

Leylâ Hanım · diğer şiirleri

Tüm şiirleri

Aynı duyguda başka şairlerden

Hayranlık şiirleri

Bu şiirden söz eden yazılar

Düşüncenizi yazın

E-posta adresiniz yayımlanmaz.