Tama’ımız ne azadır ne çoğa
Tama’ımız ne azadır ne çoğa
Kanâatiz kani’ olmuşuz Hak’a
Kimsenin hakkına tama’ kılmazız
Bizim dahi hâlimize Hak baka
Ma’rifet ehline hizmet kılmayan
Ma’nâ boncuğun yanına boş taka
Aşk yolunda tâati temiz değil
Her kim ol gördüğü nesneye aka
Sırrını sakın ki güstah duymasın
Cân ü dilden müştâk olgıl müştâka
Kem akıldır kendüzünü bilmedi
Ol ki bu aşk sırrını halka çaka
Suvar aşk suyuna tevhid bağını
Ma’rifet bostanı gelsün revnaka
Dünye içün dâma düşmeyen kişi
Nefs ucundan hâşâ dönile Hak’a
Kaygusuz Abdal hâlin ârif bilür
Veli aşkı nâşi başına kaka
Şiirin açıklaması
Kaygusuz Abdal'ın kanaat üzerine yazdığı nefes. Derviş ne aza ne çoğa tamah eder; Hakk'ın verdiğine razıdır. Kimsenin hakkına göz dikmez, bilgili ve gönül ehli insanlara hizmet etmeyi öğütler. Aşk sırrını anlamayanlardan saklamak, aşk suyuyla tevhid bağını sulamak gibi imgeler, Alevi-Bektaşi yolunun ahlakını anlatır.
Şiirin ana fikri, ilk beyitte açıkça söylenir: Hırsımız ne aza ne çoğadır; Hakk'a kanaat etmişiz. Sonraki beyitlerde ma'rifet (gerçek bilgi) ehline hizmet etmeyenin boncuğu boşa takmış gibi olduğu, aşk sırrını rastgele açanın akılsızlık ettiği anlatılır. Son beyitte Kaygusuz Abdal, kendi hâlini ancak bilenin anlayacağını söyler.
Sözlük
- tama'
- açgözlülük, hırs
- kanâat
- elindekiyle yetinme
- kâni'
- yetinen, razı olan
- ma'rifet
- gerçek bilgi, Allah'ı tanıma
- güstah
- saygısız, küstah
- müştâk
- özleyen, istekli
- çakmak
- (burada) açığa vurmak
- tevhid
- Allah'ın birliğine inanma
- revnak
- parlaklık, canlılık
- dâm
- tuzak
- ârif
- bilen, anlayan
Düşüncenizi yazın