Uçun Kuşlar Uçun
Rıza Tevfik Bölükbaşı · Serâb-ı Ömrüm
Uçun kuşlar uçun, doğduğum yere
Şimdi dağlarında mor sümbül vardır
Ormanlar koynunda bir serin dere
Dikenler içinde sarı gül vardır
O çay ağır akar, yorgun mu bilmem
Mehtabı hasta mı, solgun mu bilmem
Yaslı gelin gibi mahzun mu bilmem
Yüce dağ başında siyah tül vardır
Orda geçti benim güzel günlerim
O demleri anıp bugün inlerim
Destan-ı ömrümü okur dinlerim
İçimde oralı bir bülbül vardır
Uçun kuşlar uçun, burda vefa yok
Öyle akarsular, öyle hava yok
Feryadıma karşı aks-i sada yok
Bu yangın yerinde soğuk kül vardır
Hey Rıza kederin başından aşkın
Bitip tükenmiyor elem-i aşkın
Sende derya gibi daima taşkın
Daima çalkanır bir gönül vardır
Şiirin açıklaması
Rıza Tevfik'in en sevilen şiiri. Halk şiirinin koşma biçimiyle ve 11'li hece ölçüsüyle yazılmıştır; dili sade, duygusu yoğundur. Şair, kuşlara seslenerek onları doğduğu topraklara gönderir ve uzak kaldığı yurdun dağlarını, derelerini, mehtabını hasretle anar. Şiir, Rıza Tevfik'in uzun yıllar yurt dışında geçen sürgün hayatıyla birlikte anılır; doğduğu yer ise bugün Bulgaristan sınırları içinde kalan Edirne yöresidir. Bestelenmiş, türkü gibi dilden dile dolaşmıştır.
1. dörtlük: Ey kuşlar, doğduğum yere uçun; şimdi oranın dağlarında mor sümbüller açmıştır, ormanların arasında serin bir dere akar, dikenlerin içinde sarı güller vardır.
2. dörtlük: Oradaki çay ağır akıyor; yorgun mu, mehtabı hasta mı solgun mu, yaslı bir gelin gibi hüzünlü mü bilmiyorum; yüce dağın başında siyah bir tül (duman, bulut) var. Şair yurdunu da kendisi gibi hüzünlü hayal eder.
3. dörtlük: Benim güzel günlerim orada geçti; o zamanları anıp bugün inliyorum. Ömrümün destanını kendim okuyup kendim dinliyorum; içimde oralı bir bülbül var.
4. dörtlük: Uçun kuşlar, burada vefa yok; ne o akarsular var ne o hava. Feryadıma karşılık veren bir yankı bile yok; bu yangın yerinde yalnızca soğuk kül kaldı.
5. dörtlük: Ey Rıza, kederin boyunu aştı, aşkın acısı bitip tükenmiyor; sende deniz gibi her zaman taşkın, her zaman çalkalanan bir gönül var.
Sözlük
- sümbül
- bahar çiçeği
- mahzun
- hüzünlü
- tül
- ince, şeffaf örtü (burada duman, sis)
- dem
- zaman, an
- destan-ı ömr
- ömrün hikâyesi
- vefa
- sözünde durma, bağlılık
- aks-i sada
- yankı
- elem
- acı, keder

Düşüncenizi yazın