İçeriğe geç
5 Kasım 2026, Perşembe Günün dizesi: “Bir yudum eski şarap, yeni bir ülkeden iyidir;”
MN

Şair, eleştirmen ve sözlükçü

Muallim Nâci

1849 – 1893 · İstanbul (Saraçhanebaşı)

Eski edebiyatın son büyük savunucusu sayılan şair, eleştirmen ve sözlükçü; Recâizâde Ekrem ile yaptığı eski-yeni tartışmasıyla tanınır.

Hayatı

Asıl adı Ömer olan Muallim Nâci, İstanbul'un Saraçhanebaşı semtinde doğdu; kaynaklarda doğum yılı 1849 ve 1850 olarak geçer. Babası saraç ustası Ali Bey, annesi Varnalı bir muhacir ailesinin kızı Fatma Zehrâ Hanım'dı. Yedi yaşında babasını kaybedince annesi ve ağabeyiyle Varna'ya, dayısının yanına yerleşti. Burada Arapça ve Farsça okudu, aruz çalıştı, Fransızca öğrenmeye başladı. "Nâci" mahlasını Aziz Ali Efendi'nin Muhayyelât'ındaki bir hikâyenin kahramanından aldı.

1867'de Varna rüşdiyesinde muallim oldu; "Muallim" lakabı buradan gelir. Rusçuk'taki Tuna gazetesine gönderdiği şiir ve yazılarla dikkat çekti. 1876'da Varna mutasarrıfı Said Paşa'nın kâtibi oldu; Osmanlı-Rus Savaşı üzerine İstanbul'a geçti, paşanın maiyetinde Anadolu'yu dolaştı, bir süre Sakız Adası'nda görev yaptı.

1883'te Ahmed Midhat Efendi'nin isteğiyle Tercümân-ı Hakîkat'in edebiyat sayfasını yönetmeye başladı; gazete kısa sürede eski tarz şiirin merkezi oldu. Recâizâde Mahmud Ekrem'in Zemzeme mukaddimesiyle başlayan tartışmada eski edebiyatın sözcüsü konumuna geldi; Ekrem'e Demdeme adlı yazısıyla cevap verdi. Mekteb-i Sultânî, Mekteb-i Mülkiyye ve Mekteb-i Hukuk'ta edebiyat öğretti; 1889'da Stockholm'deki Müsteşrikler Kongresi Türkçeye hizmetleri için ona altın madalya verdi. 1891'de "Gazi Ertuğrul Bey" manzumesini sunduğu II. Abdülhamid tarafından Osmanlı tarihini yazmakla görevlendirildi.

İlk şöhretini Âteşpâre (1301/1884) ile kazandı; Şerâre, Fürûzan, Sünbüle (içinde "Ömer'in Çocukluğu" hatırası da vardır) başlıca şiir kitaplarıdır. Istılâhât-ı Edebiyye, Lugat-ı Nâcî, Osmanlı Şairleri ve Esâmî gibi eserleriyle de edebiyat terimleri ve sözlükçülük alanında iz bıraktı. İsmâil Safâ, Mehmed Âkif, Yahya Kemal ve Ahmed Hâşim gibi şairlerin ilk denemelerinde etkisi görülür. 12 Nisan 1893'te Fatih'teki evinde kalp krizinden öldü; Divanyolu'ndaki II. Mahmud Türbesi hazîresine gömüldü.

Muallim Nâci hakkında yazılar

Kaynakça

  • Türk Edebiyatı İsimler Sözlüğü (Kültür ve Turizm Bakanlığı), "Muallim Nâci" maddesi
  • TDV İslâm Ansiklopedisi, "Muallim Nâci" maddesi (Abdullah Uçman), islamansiklopedisi.org.tr/muallim-naci
Paylaş