Esrâr Dede Mersiyesi
Kan ağlasın bu dide-i dür-bârım ağlasınAnsın benim o yâr-ı vefâ-dârım ağlasın

Divan şairi, Mevlevî şeyhi
1757 – 1799 · İstanbul
Klasik Türk şiirinin son büyük ustası. Hüsn ü Aşk mesnevîsiyle aşkı bir ruh yolculuğuna dönüştürdü.
Asıl adı Mehmed Esad olan Şeyh Gâlib, 1757'de İstanbul'da Mevlevî bir ailede doğdu. Çok genç yaşta Arapça ve Farsça öğrendi, divan şiirinin inceliklerini kavradı; ilk şiirlerinde "Esad" mahlasını, sonra "Gâlib" mahlasını kullandı. Mevlevîliğe bağlandı ve Konya'daki Mevlânâ dergâhında çile çıkardı.
Henüz yirmili yaşlarındayken yazdığı Hüsn ü Aşk (1783), Türk edebiyatının başyapıtlarından biridir. Aynı gece doğan Hüsn (güzellik) ile Aşk'ın hikâyesini anlatan bu alegorik mesnevîde Aşk, sevgiliye kavuşmak için çetin bir yolculuğa çıkar ve sonunda aradığının aslında kendi içinde olduğunu anlar. Eser, tasavvufi düşünceyi son derece özgün hayaller ve imgelerle anlatır.
1791'de Galata Mevlevîhanesi'nin şeyhi oldu. Sanatsever padişah III. Selim ve kız kardeşi Beyhan Sultan'la yakın dostluk kurdu. Sebk-i Hindî denilen ince ve hayal yüklü üslubun Türk şiirindeki en büyük temsilcisi sayılır; "söz ülkesinde yeni bir dünya kurma" iddiasını şiirlerinde açıkça dile getirdi.
1799'da kırk iki yaşında öldü ve Galata Mevlevîhanesi'ne defnedildi. Dîvân'ı ve Hüsn ü Aşk'ıyla klasik Türk şiirinin son büyük şairi kabul edilir.
Kan ağlasın bu dide-i dür-bârım ağlasın
Ansın benim o yâr-ı vefâ-dârım ağlasın
Çeşm ü dehân u ârız u ruhsârım ağlasın
Baştan başa bu cism-i siyeh-kârım ağlasın