Hoşça bak zâtına
Şeyh Gâlib · Dîvân (Müseddes)
Ey dil niye bu rütbede pür gamsın sen
Gerçi virane isen genc-i mutalsamsın sen
Secde-fermâ-yı melek zat-ı mükerremsin sen
Bildiğin gibi değil cümleden akvamsın sen
Ruhsun nefha-i Cibril ile tev’emsin sen
Sırr-ı Hak’sın mesel-i İsi-i Meryemsin sen
Hoşça bak zâtına kim zübde-i âlemsin sen
Merdüm-i dîde-i ekvân olan âdemsin sen
Merteben ayn-ı müsemmâdadır esmâ sanma
Merci'in Hâlik-i eşyadadır eşyâ sanma
Gördüğün emr-i muhakkakları rüyâ sanma
Başkasın kendini suretle heyulâ sanma
Keşf ile sabit olan ma'niyi da'vâ sanma
Hakkına söylenen evsâfı müderâ sanma
Hoşça bak zâtına kim zübde-i âlemsin sen
Merdüm-i dîde-i ekvân olan âdemsin sen
İnleyip sırrını fâş eyleme ağyâra sakın
Düşme bilmezlik ile varta-i inkâra sakın
Değmesin âhların kakül-i dildâra sakın
Sonra Mansur gibi çıman olur dâra sakın
Arz-ı acz etmeyesin yâreden ol yâre sakın
Bulduğun cevher-i âlileri bî-çâre sakın
Hoşça bak zâtına kim zübde-i âlemsin sen
Merdüm-i dîde-i ekvân olan âdemsin sen
Sendedir mahzen-i esrâr-ı muhabbet sende
Sendedir ma'den-i envâr-ı fütuvvet sende
Gizli gizli dahi vardır nice hâlet sende
Marifet sende hüner sende hakikat sende
Nazar etsen yer ü gök düzah u cennet sende
Arş u kürsi ü melek sendedir elbet sende
Hoşça bak zâtına kim zübde-i âlemsin sen
Merdüm-i dîde-i ekvân olan âdemsin sen
Hayfdır şâh iken alemde gedâ olmayasın
Kader-âlûde-i ümmîd-i ricâ olmayasın
Vadi-i ye'se düşüp hiç ü hebâ olmayasın
Yanılıp reh-ver-i sahra-yı belâ olmayasın
Ademe muttasıl ol ta ki cüdâ olmayasın
Secdeler eyle ki merdûd-ı Hudâ olmayasın
Hoşça bak zâtına kim zübde-i âlemsin sen
Merdüm-i dîde-i ekvân olan âdemsin sen
Şiirin açıklaması
Şeyh Gâlib'in en çok bilinen şiiridir; nakarattaki "Hoşça bak zâtına kim zübde-i âlemsin sen / Merdüm-i dîde-i ekvân olan âdemsin sen" beyti dillerden düşmez. Şair, tasavvuftaki "insan küçük bir evrendir" anlayışını dile getirir: Bütün varlığın özü insandadır; insan, kendi değerini bilmeli ve onu küçük düşürmemelidir.
Nakarat: Kendine iyi bak; çünkü sen âlemin özüsün, varlıkların gözbebeği olan insansın.
1. bent: Ey gönül, niçin bu kadar gamlısın? Yıkık görünsen de tılsımlı bir hazinesin. Meleklerin secde ettiği değerli bir varlıksın; bildiğin gibi değil, her şeyden güçlüsün. Cebrail'in nefesiyle eş bir ruhsun, Meryem oğlu İsa gibi Hakk'ın bir sırrısın.
2. bent: İsimleri, adlandırdıkları şeyden ayrı sanma; her şeyin döneceği yer Yaratıcı'dır. Gördüğün gerçekleri rüya, kendini yalnızca şekil ve madde sanma. Gönül gözüyle görülen anlamı boş bir iddia, hakkında söylenen övgüleri abartı sanma.
3. bent: Sırrını inleyerek yabancılara açma; bilmezlikle inkâr çukuruna düşme. Sırrını açanı Mansûr gibi darağacına çıkarırlar; bulduğun yüce cevherleri değersiz sanma.
4. bent: Sevginin sırlarının hazinesi sendedir; yiğitliğin nurlarının madeni sendedir. Marifet de, hüner de, hakikat de sendedir; baksan yer de gök de, cehennem de cennet de, Arş da Kürsî de melekler de sendedir.
5. bent: Padişahken dünyada dilenci olman yazıktır; boş umutlara bulanma, ümitsizlik vadisine düşüp hiçliğe karışma. Yanılıp belâ çölünün yolcusu olma; Âdem'e bağlan ki ayrı düşmeyesin, secde et ki Allah'ın kovduğu olmayasın.
Sözlük
- zât
- öz, kişilik
- zübde
- öz, seçkin
- merdüm-i dîde
- gözbebeği
- ekvân
- varlıklar, evren
- genc-i mutalsam
- tılsımlı hazine
- secde-fermâ
- secde ettiren
- mükerrem
- değerli
- akvâ
- daha güçlü
- nefha-i Cibrîl
- Cebrail'in nefesi
- tev'em
- ikiz, eş
- esmâ
- isimler
- müsemmâ
- adlandırılan
- heyûlâ
- şekilsiz madde
- keşf
- gönül gözüyle görme
- Mansûr
- "Ene'l-Hak" dediği için idam edilen Hallâc-ı Mansûr
- dâr
- darağacı
- mahzen
- hazine
- fütüvvet
- yiğitlik, cömertlik
- Arş, Kürsî
- göklerin en yüce makamları
- gedâ
- dilenci
- ye's
- ümitsizlik
- hebâ
- boşa gitme
- merdûd
- kovulmuş
Düşüncenizi yazın