Diyâr-ı küfrü gezdim
Bulundum ben dahi dârü'ş-şifâ-yı Bâb-ı Âlî'deFelâtun'u beğenmez anda çok dîvâneler gördüm

Şair, yazar, devlet adamı
1825 – 1880 · İstanbul (Kandilli)
Tanzimat döneminin şairi ve fikir adamı. Terci-i Bend ve Terkîb-i Bend'iyle tanınan, "Diyâr-ı küfrü gezdim" gazelinin sahibi, Yeni Osmanlıların önde gelen ismi.
Asıl adı Abdülhamid Ziyaeddin olan Ziya Paşa, 1825'te İstanbul'un Kandilli semtinde doğdu. Babası Galata gümrüğünde kâtip olan Feridüddin Efendi'dir. Süleymaniye'deki Mekteb-i Ulûm-ı Edebiye'de okudu, genç yaşta devlet memurluğuna girdi. Mustafa Reşid Paşa'nın desteğiyle saray kâtipliğine getirildi; burada Fransızca öğrendi ve Batı edebiyatını tanıdı.
Âlî Paşa ile anlaşmazlığa düşünce İstanbul dışındaki görevlere gönderildi. 1867'de Namık Kemal ile birlikte Avrupa'ya kaçtı; Londra'da Hürriyet gazetesini çıkardılar. Yeni Osmanlılar Cemiyeti'nin en etkili isimlerindendi; meşrutiyet ve hürriyet fikirlerini yazılarıyla savundu. Âlî Paşa'nın ölümünden sonra yurda döndü; Suriye, Konya ve Adana valiliklerinde bulundu. 17 Mayıs 1880'de Adana valisiyken öldü; mezarı Adana'dadır.
Ziya Paşa, divan şiiri geleneği içinde yetişmiş, ama bu geleneği yeni düşüncelerle doldurmuş bir şairdir. Terci-i Bend'inde insanın kâinat karşısındaki hayretini ve şüphelerini, Terkîb-i Bend'inde dünyanın ve toplumun çarpıklıklarını işler. "Âyînesi iştir kişinin lâfa bakılmaz" gibi pek çok beyti atasözü gibi dilden dile dolaşır. Âlî Paşa'yı hicvettiği Zafernâme, Türk edebiyatının en ünlü hicivlerindendir.
1868'de yazdığı "Şiir ve İnşâ" makalesinde halk şiirini gerçek millî şiir olarak gösterdi; ama sonra derlediği Harâbât antolojisinin önsözünde bu görüşünden döndü. Bu çelişki, Tanzimat aydınının eski ile yeni arasında bocalayışının tipik bir örneği sayılır. Şiirleri ölümünden sonra Eş'âr-ı Ziyâ adıyla toplandı.
Bu kârgâh-ı sun' aceb dershânedir,
Her nakş bir kitâb-ı ledünden nişânedir.