Tanzimat Edebiyatı: Özellikleri, Dönemleri ve Önemli Şairleri
Tanzimat edebiyatının başlangıcı, birinci ve ikinci dönem özellikleri, getirdiği yenilikler ve Şinasi, Namık Kemal, Ziya Paşa, Abdülhak Hâmid gibi önemli isimleri.
Tanzimat edebiyatı, Türk edebiyatının Batı’ya yöneldiği ilk dönemdir. Gazete, roman, tiyatro ve makale bu dönemde Türk okuruyla tanıştı; “vatan”, “hürriyet”, “millet” gibi kavramlar ilk kez şiirin konusu oldu. Bu yazıda Tanzimat edebiyatının nasıl başladığını, iki döneminin özelliklerini ve Namık Kemal, Ziya Paşa, Abdülhak Hâmid gibi isimlerini bulacaksınız.
Tanzimat edebiyatı ne zaman başlar?
Dönemin adı, 1839’da ilan edilen Tanzimat Fermanı’ndan gelir. Ancak edebiyat tarihinde başlangıç olarak genellikle 1860 kabul edilir. Bu yıl Şinasi ve Agâh Efendi, ilk özel Türkçe gazete olan Tercümân-ı Ahvâl‘i çıkardılar. Şinasi’nin ilk Türk tiyatro eseri olan Şair Evlenmesi de aynı yıl bu gazetede yayımlandı. Dönem, 1896’da Tevfik Fikret’in Servet-i Fünûn dergisinin başına geçmesiyle yerini yeni bir edebiyat topluluğuna bıraktı.
Tanzimat aydınları için edebiyat, toplumu değiştirmenin bir aracıydı. Gazete ile halka ulaşmak, onu eğitmek ve yeni fikirleri yaymak istediler. Bu yüzden dönemin şair ve yazarlarının büyük çoğunluğu aynı zamanda gazeteci, devlet adamı ya da siyasetçiydi.
Tanzimat edebiyatının genel özellikleri
- Batı’ya yöneliş: Fransız edebiyatı örnek alındı; roman, tiyatro, makale, eleştiri gibi Batılı türler Türk edebiyatına girdi.
- Gazetecilik: Tercümân-ı Ahvâl (1860), Tasvîr-i Efkâr (1862), Hürriyet (1868, Londra) ve İbret (1872) dönemin fikir hayatına yön verdi.
- Yeni kavramlar: Vatan, hürriyet, millet, adalet, eşitlik, meşrutiyet gibi kavramlar şiire ve düzyazıya girdi.
- Dilde sadeleşme isteği: Halkın anlayacağı bir dil savunuldu; ancak uygulamada, özellikle şiirde, ağır bir dil kullanılmaya devam edildi.
- Eski biçimler, yeni konular: Şairler gazel, kaside, terci-i bend gibi divan şiirinin nazım şekillerini kullanmayı sürdürdü, ama bunları yeni düşüncelerle doldurdu.
- Tercüme: Batı edebiyatından tercümeler yapıldı. Yusuf Kâmil Paşa’nın Fénelon’dan çevirdiği Telemak, ilk roman tercümesi kabul edilir.
Birinci dönem: Toplum için sanat
Tanzimat’ın birinci kuşağı, edebiyatı toplumu bilinçlendirmenin aracı olarak gördü. Bu kuşağın başlıca isimleri şunlardır:
Şinasi (1826–1871)
Yeni edebiyatın öncüsüdür. İlk özel gazeteyi çıkardı, ilk tiyatro eserini yazdı, noktalama işaretlerini Türkçede ilk kez düzenli olarak kullandı. Akla ve bilime verdiği değeri şiirlerinde de işledi.
Namık Kemal (1840–1888)
“Vatan şairi” olarak anılır. Vatan ve hürriyet kavramlarını Türk şiirine en güçlü biçimde yerleştiren şairdir. Hürriyet Kasidesi, eski kaside biçimiyle yeni bir düşünceyi anlatır:
Usanmaz kendini insan bilenler halka hizmetten
Mürüvvet-mend olan mazluma el çekmez ianetten
(“Kendini insan bilenler halka hizmet etmekten usanmaz; mert olan kişi mazluma yardım etmekten el çekmez.”) Vatan Şarkısı ve Vatan yahut Silistre oyunu da vatan sevgisinin edebiyattaki ilk güçlü örnekleridir. Vatan yahut Silistre 1873’te sahnelendiğinde büyük bir coşku yarattı; bunun üzerine Namık Kemal Magosa’ya sürgüne gönderildi. Onun murabbaı da aynı ruhu taşır.
Ziya Paşa (1825–1880)
Eski ile yeni arasında kalmış bir şairdir. Terci-i Bend‘inde insanın kâinat karşısındaki şüphelerini, Terkîb-i Bend‘inde toplumsal çarpıklıkları işler. Avrupa’yı gördükten sonra yazdığı “Diyâr-ı küfrü gezdim” gazelinin ilk beyti, Doğu ile Batı arasındaki farkı anlatan en ünlü dizelerdendir. 1868’de yazdığı “Şiir ve İnşâ” makalesinde halk şiirini savundu; ama sonra hazırladığı Harâbât antolojisinde bu görüşünden döndü.
Ahmed Midhat Efendi (1844–1912)
“Yazı makinesi” lakabıyla anılan, yüzlerce kitap yazmış bir romancı ve gazetecidir. Felâtun Bey ile Râkım Efendi romanında yanlış Batılılaşmayı eleştirdi.
İkinci dönem: Sanat için sanat
1880’lerden sonra ikinci kuşak öne çıktı. Bu kuşak siyasetten uzaklaştı, bireysel duygulara ve sanatın kendisine yöneldi.
Abdülhak Hâmid Tarhan (1852–1937)
“Şâir-i Âzam” (en büyük şair) olarak anılır. Türk şiirinde biçim ve konu bakımından en çok yenilik yapan Tanzimat şairidir. Eşi Fatma Hanım’ın Beyrut’ta ölümü üzerine yazdığı Makber (1885), Türk edebiyatının en ünlü ağıtıdır:
Eyvah! Ne yer, ne yâr kaldı,
Gönlüm dolu âh u zâr kaldı.Reklam
Sahra ile Türk şiirinde ilk kez doğayı ve kır hayatını konu edindi; Belde ile şehir hayatını anlattı.
Recâizâde Mahmud Ekrem (1847–1914)
“Güzel olan her şey şiirin konusu olabilir” görüşüyle, şiirin konusunu genişletti. Araba Sevdası romanında alafranga züppe tipini işledi. Muallim Nâci ile aralarındaki tartışma, eski ve yeni edebiyat anlayışlarının çatışmasını yansıtır.
Sâmipaşazâde Sezâi (1859–1936)
Sergüzeşt romanıyla bir esir kızın trajedisini anlattı; Türk romanında romantizmden gerçekçiliğe geçişin ilk örneklerinden birini verdi.
Tanzimat’la gelen ilkler
| İlk | Eser | Yazar | Yıl |
|---|---|---|---|
| Özel gazete | Tercümân-ı Ahvâl | Şinasi ve Agâh Efendi | 1860 |
| Yerli tiyatro eseri | Şair Evlenmesi | Şinasi | 1860 |
| Roman tercümesi | Telemak | Yusuf Kâmil Paşa | 1859 (basımı 1862) |
| Yerli roman | Taaşşuk-ı Tal’at ve Fitnat | Şemseddin Sâmi | 1872 |
| Edebî roman | İntibah | Namık Kemal | 1876 |
| Realist roman | Araba Sevdası | Recâizâde Mahmud Ekrem | 1896 |
Tanzimat şiirinin özellikleri
Tanzimat şiiri, divan şiirinden kopmadan yeni bir yöne açıldı. Birinci dönem şairleri gazel, kaside ve terci-i bend gibi eski nazım şekillerini kullandılar, ama aşk ve şarap yerine vatanı, hürriyeti, adaleti anlattılar. Beyitler arasında anlam bütünlüğü önem kazandı; şiir, bir fikri baştan sona işleyen bir bütün olarak düşünülmeye başlandı. İkinci dönem şairleri ise eski biçimlerden daha cesurca uzaklaştı; ölüm, doğa, aşk ve metafizik kaygılar gibi bireysel temalara yöneldi. Bu dönemin şairlerinin şiirlerini Tanzimat şiiri sayfamızda açıklamalarıyla birlikte okuyabilirsiniz.
Tanzimat’tan önceki geleneği tanımak için “Divan edebiyatı nedir?” yazımıza, sonraki dönemi tanımak için Servet-i Fünûn şiiri sayfamıza göz atabilirsiniz.
Tanzimat’tan sonraki dönemi “Servet-i Fünûn edebiyatı” ve “Millî Edebiyat dönemi” yazılarımızda anlattık.
Sık sorulan sorular
Tanzimat edebiyatının başlangıcı hangi olay kabul edilir?
1860’ta Şinasi ve Agâh Efendi’nin Tercümân-ı Ahvâl gazetesini çıkarması, Tanzimat edebiyatının başlangıcı kabul edilir.
Tanzimat edebiyatının birinci ve ikinci dönemi arasındaki fark nedir?
Birinci dönem sanatçıları “toplum için sanat” anlayışıyla yazdı; siyasi ve toplumsal konuları işlediler. İkinci dönem sanatçıları “sanat için sanat” anlayışına yöneldi ve bireysel konulara ağırlık verdi.
Tanzimat’ın birinci dönem şairleri kimlerdir?
Şinasi, Namık Kemal ve Ziya Paşa birinci dönemin önde gelen şairleridir.
Tanzimat’ın ikinci dönem şairleri kimlerdir?
Abdülhak Hâmid Tarhan, Recâizâde Mahmud Ekrem ve Muallim Nâci ikinci dönemin önemli şairleridir.



Düşüncenizi yazın