İçeriğe geç
5 Kasım 2026, Perşembe Günün dizesi: “Bir yudum eski şarap, yeni bir ülkeden iyidir;”
Nasreddin Hoca

Buzlu Hoşaf

Kepçe gibi kaşıkla buzlu hoşaf içip "Yandım, öldüm!" diyen ev sahibine Hoca'nın nükteli cevabı.

Nasreddin Hoca1 dk okuma
Paylaş

İlk yayımlandığı eser: Anonim (Nasreddin Hoca fıkrası); metin: Vikikaynak (Zülfikar Bayraktar, Mizah teorileri ve mizah teorilerine göre Nasreddin Hoca fıkralarının tahlili, doktora tezi, Ege Üniversitesi, 2010)

Bu sayfada Nasreddin Hoca’nın “Buzlu Hoşaf” fıkrası ve fıkradan çıkan ders yer alıyor. Fıkralar yüzyıllardır halk arasında anlatılan anonim anlatılardır; buradaki metin Vikikaynak’tan alınmıştır.

“Buzlu Hoşaf”, Nasreddin Hoca’nın bir yaz ziyafetinde geçen, misafirperverlik üzerine kurulmuş nükteli fıkralarından biridir.

Reklam

Buzlu Hoşaf fıkrası

Yazın sıcak günlerinden biriymiş. Nasreddin Hoca’yı bir ziyafete davet etmişler. Sofraya gelen lezzetli yemekler yenilmiş. Sıra buzlu hoşafa gelmiş. Ev sahibi, önüne konan kepçe gibi büyük bir kaşıkla hoşafı içmeye başlamış. Hoşaftan her alışta:

– Oh! Aman, yandım, öldüm, diyormuş. Hoca ise elindeki küçük kaşıkla hoşaftan bir tad alamıyormuş. Sağa bakmış; sola bakmış; olmamış. Nihayet dayanamayarak ev sahibine:

– Aman efendi, demiş. Elinizdeki kepçeyi bana lütfediniz de bir kere de ben yanıp öleyim!

Fıkradan çıkan ders

Ev sahibi kendine kepçe gibi büyük bir kaşık, misafirine küçücük bir kaşık ayırmıştır. Hoca, ev sahibinin “Yandım, öldüm!” sözlerini ona geri çevirerek bu bencilliği kırmadan ama açıkça yüzüne vurur. Fıkra, iyi ağırlamanın sofrada adaleti de gerektirdiğini hatırlatır.

Fıkradaki kelimeler

  • Hoşaf: Kuru ya da taze meyvenin şekerli suda kaynatılmasıyla yapılan, soğuk içilen tatlı.
  • Ziyafet: Konuklara verilen bol yemekli sofra.
  • Kepçe: Büyük, uzun saplı kaşık.
  • Lütfetmek: Vermek, bağışlamak (nezaket sözü).

Başka Nasreddin Hoca fıkraları

Bunları da sevebilirsiniz

Bu duyguyu anlatan şiirler

Düşüncenizi yazın

E-posta adresiniz yayımlanmaz.