Eylesin la’lini dermân dil-i bîmâre meded
Bâkî · Divan
Eylesin la’lini dermân dil-i bîmâre meded
Dostlar işte ben öldüm bana bir çâre meded
Güher-i câmı yitürdük bizi gam öldürüyor
Sâkıyâ gel bulıver kanda ise ara meded
İhtirâz etmediniz aldılar elden câmı
Vâkıf itmen sakınun kimseyi esrâra meded
Zahm-ı sînemden okun pârelerin hep alma
Dursun Allâh’ı seversen hele bir pâre meded
Gice tenhâ işiği hâkine yüzler süreyin
Sakınun kimse haber virmesün agyâra meded
Mededin kalmadı feryâd ü figân eylemeğe
Sana kimden ire iy Bâkî-i bîçâre meded
Şiirin açıklaması
Bâkî'nin "meded" redifli gazeli. Her beyit "meded" (imdat, yardım) sözüyle biter; âşık sevgiliden, dostlardan, sakiden yardım ister. Gazelde divan şiirinin bildik imgeleri ustaca bir araya gelir: dermanı sevgilinin dudağında olan hasta gönül, kaybolan kadeh, sinedeki ok parçaları, sevgilinin eşiğine sürülen yüz. Son beyitte şair kendine döner ve kimsenin ona yardım edemeyeceğini söyler.
1. Aman, sevgili kırmızı dudağını hasta gönle derman etsin! Dostlar, işte öldüm, bana bir çare bulun.
2. Kadehin incisini (şarabı) kaybettik, gam bizi öldürüyor; ey saki, gel, nerede ise arayıp buluver.
3. Sakınmadınız, kadehi elimizden aldılar; aman, kimseyi sırlarımızdan haberdar etmeyin.
4. Göğsümün yarasından okunun parçalarını hepsini çıkarma; Allah'ı seversen hiç değilse bir parçası kalsın. (Âşık, sevgiliden gelen acıyı bile bir hatıra olarak saklamak ister.)
5. Gece tenha iken eşiğinin toprağına yüzümü süreyim; sakın kimse rakiplere haber vermesin.
6. Ey zavallı Bâkî, feryat edip ağlamaya bile gücün kalmadı; sana kimden yardım gelir?
Sözlük
- la'l
- kırmızı değerli taş; (mecazen) dudak
- dil-i bîmâr
- hasta gönül
- meded
- imdat, yardım
- güher
- inci, cevher
- câm
- kadeh
- yitürmek
- kaybetmek
- sâkî
- içki sunan
- kanda
- nerede
- ihtirâz
- sakınma
- vâkıf etmek
- haberdar etmek
- esrâr
- sırlar
- zahm
- yara
- sîne
- göğüs
- pâre
- parça
- işik
- eşik
- hâk
- toprak
- agyâr
- rakipler, yabancılar
- figân
- inleme
- ire
- ere, ulaşa
- bîçâre
- çaresiz
Düşüncenizi yazın