İçeriğe geç
13 Ekim 2026, Salı Günün dizesi: “Yâ Rab bela-yı aşk ile kıl âşîna beni”

Hüsn ile sana öykünemez çün gül-i rânâ

Bâkî · Dîvân

Hüsn ile sana öykünemez çün gül-i rânâ
Hüzn ile bana benzeyemez bülbül-i şeydâ

Cân almada nâzüblik ile la'lüne söz yok
Halün dahı bir dâne-durur fıtnede ammâ

Tugrâsı berâtun yazılur ekseri altın
Ruyunda kaşun zerd olur ise n'ola şâhâ

Bezm içre sürâhi gibi kan ağladuğum bu
Sâki lebüne kan yağı oldı mey-i hamrâ

İller yiye şeftâlusını bâg-ı cemâlün
Ey sib-zekân Bâkî nice bir diye eyvâ

Şiirin açıklaması

Sevgilinin güzelliği ile âşığın hüznünü karşılaştırarak açılan bu gazel, divan şiirinin sevilen cinaslarıyla süslüdür. Son beyitte "şeftali" öpücüğü, "eyvâ" ise hem ayvayı hem de "eyvah" sözünü çağrıştırır: Elâlem güzelin şeftalisini yerken, âşığa "ayva" (eyvah) demek kalır.

1. Güzellikte güzel gül sana benzeyemez; hüzünde de çılgın bülbül bana benzeyemez.

2. Can almakta, nazlılıkta lâl dudağına söz yok; ama fitne çıkarmakta yanağındaki ben de eşsiz bir tanedir.

3. Beratların tuğrası çoğu zaman altınla yazılır; ey güzeller padişahı, yüzündeki tuğra gibi kaşın altın renginde olsa buna şaşılır mı?

4. Mecliste sürahi gibi kan ağlamamın sebebi şudur: Ey sâkî, kırmızı şarap senin dudağına kavuştu.

5. Elâlem senin güzellik bahçenin şeftalisini yesin; ey elma çeneli, Bâkî ne zamana kadar "eyvah" (ayva) desin?

Sözlük

hüsn
güzellik
gül-i ra'nâ
güzel gül
hüzn
hüzün
bülbül-i şeydâ
çılgın bülbül
nâzüklik
nazlılık
la'l
kırmızı dudak
hâl
ben
dâne
tane; tuzak yemi
fitne
karışıklık
tuğra
padişah imzası
berât
ferman, belge
zerd
sarı, altın rengi
mey-i hamrâ
kırmızı şarap
şeftâlû
şeftali; mecazen öpücük
bâğ-ı cemâl
güzellik bahçesi
sîb-zekân
elma çeneli
eyvâ
ayva; "eyvah" anlamında cinas

Bâkî · diğer şiirleri

Tüm şiirleri

Düşüncenizi yazın

E-posta adresiniz yayımlanmaz.