İçeriğe geç
13 Ekim 2026, Salı Günün dizesi: “Yâ Rab bela-yı aşk ile kıl âşîna beni”

Ezelden şâh-ı aşkın bende-i fermânıyüz cânâ

Bâkî · Dîvân

Ezelden şâh-ı aşkın bende-i fermânıyüz cânâ
Mahabbet mülkünün sultânı âli-şânıyüz cânâ

Sehâb-ı lûtfun âbın teşne-dillerden diriğ itme
Bu deştin bağrı yanmış lâle-i Nu'mânıyüz cânâ

Zemâne bizde cevher sezdiğiyçün dil-hırâş eyler
Anınçün bağrımız hûndur maârif kânıyüz câna

Mükedder kılmasun gerd-i küdûret çeşme-i canı
Bilürsün âb-ı rûy-i mülket-i Osmâniyüz cânâ

Cihanı câm-ı nazmım şi'r-i Bakî gibi devr eyler
Bu bezmin şimdi biz de Câmi-i devrânıyüz cânâ

Şiirin açıklaması

Bâkî'nin kendi şairliğine ve Osmanlı'nın görkemine duyduğu gururu yansıtan bir gazeldir. Âşık burada boynu bükük bir kul değil, "sevgi ülkesinin sultanı" ve "Osmanlı ülkesinin yüz akı"dır. Son beyitteki "Câmî" hem ünlü İran şairi Câmî'yi hem de "kadeh" anlamındaki câm'ı çağrıştırır.

1. Sevgilim, ezelden beri aşk padişahının buyruğuna uyan kullarıyız; sevgi ülkesinin şanı yüce sultanıyız.

2. Lütfunun bulutundaki suyu gönlü susuzlardan esirgeme; biz bu çölün bağrı yanık gelinciğiyiz.

3. Zaman bizde cevher sezdiği için gönlümüzü tırmalar; bu yüzden bağrımız kan doludur, çünkü biz irfan madeniyiz.

4. Can pınarını keder tozuyla bulandırmasın; bilirsin ki biz Osmanlı ülkesinin yüz akıyız.

5. Şiir kadehim, Bâkî'nin şiiri gibi bütün dünyayı dolaşıyor; bu meclisin şimdi devrin Câmî'si biziz.

Sözlük

ezel
başlangıçsız zaman
şâh-ı aşk
aşk padişahı
bende-i fermân
buyruğa uyan kul
mahabbet
sevgi
âlî-şân
şanı yüce
sehâb
bulut
teşne-dil
gönlü susuz
deşt
çöl
lâle-i Nu'mân
gelincik
zemâne
zaman
dil-hırâş
gönül tırmalayan
hûn
kan
maârif
bilgiler, irfan
kân
maden
mükedder
bulanık, kederli
gerd-i küdûret
keder tozu
âb-ı rûy
yüz akı, onur
câm
kadeh
nazm
şiir
Câmî
15. yüzyılın büyük İran şairi

Bâkî · diğer şiirleri

Tüm şiirleri

Düşüncenizi yazın

E-posta adresiniz yayımlanmaz.