Hüseyin Rahmi Gürpınar Romanları: Şık’tan Gulyabani’ye
Hüseyin Rahmi Gürpınar kimdir, romanları neyi anlatır? Yanlış Batılılaşmadan batıl inançlara, mizahla anlatılan İstanbul.
Hüseyin Rahmi Gürpınar, İstanbul’un sokaklarını, konaklarını, kenar mahallelerini ve bu mekânlarda yaşayan yüzlerce tipi mizahla anlatan bir romancıdır. Geçimini yalnızca kalemiyle sağlayabilen nadir yazarlardan biriydi. Bu yazıda onun roman anlayışını ve en çok okunan eserlerini TDV İslâm Ansiklopedisi’ndeki bilgilere dayanarak tanıtıyoruz.
Kısaca hayatı
Hüseyin Rahmi 17 Ağustos 1864’te İstanbul Ayaspaşa’da doğdu. Üç yaşında annesini kaybetti, Aksaray’da anneannesi ve teyzesinin yanında büyüdü. TDV İslâm Ansiklopedisi’ne göre çocukluğunun kadınlar arasında geçmesi, sur içi İstanbul’un renkli diliyle anlatılan masallar, örf ve âdetler, batıl inançlar ve mahalle hikâyeleriyle hayal gücünü zenginleştirdi. Mülkiye Mektebi’ni hastalık yüzünden bıraktı; çeşitli memurluklardan sonra 1908’de memuriyetten ayrılıp kendini edebiyata verdi. 1936-1943 arasında Kütahya milletvekilliği yaptı ve 8 Mart 1944’te Heybeliada’daki evinde öldü.
Ahmed Midhat’ın “manevi oğlu”
On sekiz yaşında yazdığı ilk romanı “Ayna”, 1887’de Ahmed Midhat Efendi’nin Tercümân-ı Hakîkat gazetesinde tefrika edilmeye başlandı ve sonra Şık adıyla kitap olarak basıldı. Ahmed Midhat genç yazarı gazetesinde “veled-i ma’nevî”si, yani manevi oğlu olarak ilan etti ve onu maaşlı yazar kadrosuna aldı. Hüseyin Rahmi, üstadı saydığı Ahmed Midhat’ın açtığı popüler roman çığırını gerçekçi ve giderek natüralist ölçülerle sürdürdü. Dönemin genel çerçevesi için Tanzimat Edebiyatı ve Edebiyat Akımları yazılarımıza bakabilirsiniz.
Roman anlayışı
Hüseyin Rahmi her şeyden önce sosyal faydayı gözetir. Zola’nın deneysel roman yöntemini doğru bulduğunu söylese de daha çok Maupassant’ı ve Anatole France’ı beğenir; bu yüzden tam anlamıyla bir natüralist sayılmaz. Kahramanlarını fizyolojik, sosyolojik ve psikolojik şartlarıyla ele alır, ama onları mizah yoluyla eleştirir; sık sık okuru uyaran yargılar da verir. Karagöz ve orta oyununun izleri, bol diyalog ve güçlü dramatik yapı romanlarının belirgin özellikleridir.
“Lisanımızda sadeliğin elzemiyet ve ehemmiyeti cidden bilindiği gün edebiyat başlamış olacaktır” diyen yazar, aynı yıllarda yazan Edebiyât-ı Cedîdecilerin aksine geniş halk kesimlerinin kolayca okuyabildiği bir dil kullandı.
Başlıca romanları ve konuları
- Şık (1889): İlk romanı; yanlış Batılılaşma meselesini ele alır.
- Mürebbiye (1899): Onu romancı olarak şöhrete ulaştıran ilk büyük eser; muhafazakâr bir Osmanlı ailesine giren yabancı bir mürebbiyenin yol açtığı karışıklıkları anlatır.
- Nimetşinas (1901): Farklı sosyal tabakalardan iki kadının, Neriman ile Talat’ın fazilet mücadelesi.
- Şıpsevdi: Önce Alafranga adıyla tefrika edilmiştir; Batılılaşmayı modadan ibaret sanan Meftun Bey ve benzeri züppeler etrafında gerçek yenileşme ile özentiyi karşılaştırır.
- Gulyabani, Cadı, Efsuncu Baba, Kuyruklu Yıldız Altında Bir İzdivaç: Cin, peri, gulyabani, çarşamba karısı gibi fantastik unsurlarla toplumdaki batıl inançların gülünç yanlarını gözler önüne serer. TDV İslâm Ansiklopedisi, yazarın burada dinî inançları değil, dinî değerlerin yanlış yorumlanmasını ve hurafeleri eleştirdiğini vurgular.
- Ben Deli miyim?, Utanmaz Adam, Deli Filozof: Felsefî kaygıları ve bunların doğurduğu psikolojik ve sosyal krizleri işleyen romanlar.
Romanlarında İstanbul
Hüseyin Rahmi’nin romanlarında II. Meşrutiyet devri İstanbul’u sokak sokak, mahalle mahalle yaşar: paşalar, beyler, dadılar, mürebbiyeler, alafranga züppeler, tulumbacılar, yankesiciler, üfürükçüler, külhanbeyleri, dalkavuklar, dilenciler… Atlı tramvaylar, Kâğıthane gezileri ve Şehzadebaşı’ndaki ramazan eğlenceleri gibi, 19. yüzyılın sonlarından 1930’lara kadar yarım asırlık İstanbul hayatı en ince ayrıntılarıyla bu romanlarda bulunur.
Diğer eserleri
Hikâye kitapları arasında Kadınlar Vâizi, Namusla Açlık Meselesi, Tünelden İlk Çıkış ve Gönül Ticareti; tiyatroları arasında Hazan Bülbülü ve Kadın Erkekleşince; eleştiri kitapları arasında Cadı Çarpıyor ve Şekāvet-i Edebiyye vardır. 1908’de Ahmed Râsim’le birlikte Boşboğaz ile Güllâbi adlı bir mizah gazetesi de çıkarmıştır.
Kaynakça
- Türk Edebiyatı İsimler Sözlüğü (Kültür ve Turizm Bakanlığı), “Hüseyin Rahmi Gürpınar” maddesi
- TDV İslâm Ansiklopedisi, “Gürpınar, Hüseyin Rahmi” maddesi (Önder Göçgün), islamansiklopedisi.org.tr/gurpinar-huseyin-rahmi
Düşüncenizi yazın