Türkü Nedir? Yapısı, Türleri ve Özellikleri
Türkünün tanımı, bent ve kavuştaktan oluşan yapısı, uzun hava ile kırık hava ayrımı, sınıflandırılması ve anonimlik meselesi.
Düğünde, yaylada, gurbette ya da bir ayrılığın ardından söylenen türküler, Anadolu’nun ortak hafızasıdır. Türkü hem bir şiir biçimi hem de bir müzik türüdür; sözü ile ezgisi birbirinden ayrılmaz. Bu yazıda türkünün ne olduğunu, nasıl kurulduğunu, nasıl sınıflandırıldığını ve öteki halk şiiri türlerinden farkını anlatıyoruz.
Türkü nedir?
Türk Dil Kurumu’nun Güncel Türkçe Sözlük’ü türküyü iki anlamda tanımlar. Edebiyat terimi olarak türkü, “çoklukla dörder mısralı bentlerden oluşan, 11’li hece vezniyle yazılan ve kendine özgü bir besteyle okunan halk edebiyatı nazım birimi”dir. Müzik açısından ise “halk müziğinin, güftesi halk şiiri olan ve halk ezgileriyle bestelenmiş yaygın formu”dur.
Nurettin Albayrak, Türk halk şiirinde biçim ve tür sorunu üzerine yazdığı makalesinde Cem Dilçin’in “Türkü ezgilerle söylenen, bir anonim halk şiiri nazım biçimidir” tanımını aktarır. Albayrak’ın vardığı sonuca göre türkü, bent ve kavuştaklardan oluşan manzumelerin bir ezgi eşliğinde söylendiği bir nazım biçimidir.
Türkünün yapısı: bent ve kavuştak
- Bent (hane): Türkünün asıl sözlerini taşıyan bölümdür; her bent yeni bir şey söyler.
- Kavuştak (bağlama, nakarat): Her bendin sonunda tekrarlanan bölümdür. Albayrak’ın aktardığına göre kavuştaklar genellikle bir ya da iki dizedir, bazen yalnızca bir redife kadar kısalır. TDK sözlüğü de kavuştağı nakaratla eş anlamlı verir.
- Ölçü: Türküler yedili, sekizli ve on birli hece ölçüleriyle söylenir; bazı türkülerde bent ve kavuştağın dize sayıları farklıdır.
Albayrak’ın incelediği “türkü” başlıklı 128 manzumeden 109’u bent ve kavuştaklı, 19’u ise kavuştaksız dörtlüklerden kuruludur. Makaleye göre bir mâni dizisi ya da bir koşma da bir ezgiye bağlandığında türkü olarak söylenebilir. Bu yüzden türküyü mâni ve koşma gibi türlerden kesin çizgilerle ayırmak her zaman kolay değildir.
Ezgiye göre: uzun hava ve kırık hava
Türküler ezgilerine göre de ikiye ayrılır. TDK sözlüğüne göre uzun hava, Türk halk müziğinde belirli bir karakteri olmayan, bölgesel ögelerin etkisiyle gelişmiş, yanık bir biçimde okunan türküdür. Kırık hava ise hareketli ve canlı oyun melodisi ve türküsüdür. Albayrak, türkülerde en yaygın makamların hüseyni, hicaz, segâh, rast, karcığar ve uşşak olduğunu belirtir.
Türküler nasıl sınıflandırılır?
Araştırmacılar türküleri farklı ölçütlerle gruplamıştır. Albayrak’ın aktardığına göre Dizdaroğlu türküleri ezgilerine, konularına ve yapılarına göre üç başlıkta ele alır ve yapı bakımından on üç farklı biçim sayar. Dilçin ise kavuştaksız türküleri mâni dörtlükleriyle, dörtlüklerle, üçlüklerle ve beyitlerle kurulanlar olmak üzere dört grupta toplar. Ninni ve ağıtların da zaman zaman türkü kapsamında değerlendirildiği görülür.
Türkü anonim midir?
Türkülerin çoğunun söyleyeni bilinmez. Albayrak, Pertev Naili Boratav’ın türküyü düzenleyicisi bilinmeyen, sözlü gelenekte oluşup değişikliğe uğrayan şiirler olarak gördüğünü aktarır. Dizdaroğlu ve Elçin’e göre ise türkü başlangıçta bir kişinin yaratmasıdır, zamanla anonimleşir. Saz şairlerinin adı bilinen türküleri de vardır: Karacaoğlan‘ın Bana Kara Diyen Dilber koşması, Vikikaynak’ta Karacaoğlan türküleri arasında yer alır.
Türkünün modern şiirdeki izi
Türkü söyleyişi yazılı şiiri de etkiledi. Orhan Veli‘nin İstanbul Türküsü, mermer taşlar, martı kuşları ve “Edalım”, “Sevdalım” seslenişleriyle bir türkünün havasını modern İstanbul’a taşır. Garip şairlerinin halk şiirine yakınlığını Garip akımı yazımızda anlattık.
Kaynakça
- Türk Dil Kurumu, Güncel Türkçe Sözlük: “türkü”, “uzun hava”, “kırık hava”, “kavuştak” maddeleri, sozluk.gov.tr
- Nurettin Albayrak, “Türk Halk Şiirinde Biçim ve Tür Sorunu”, Halkbilimi Dergisi, dergipark.org.tr
Düşüncenizi yazın