Asra
Heinrich Heine · Çeviri: leylailemecnun.net
Her gün gezinirdi o güzeller güzeli
Sultan kızı, aşağı yukarı,
Akşam vakti fıskiyenin başında,
Beyaz suların şırıldadığı yerde.
Her gün dururdu genç köle
Akşam vakti fıskiyenin başında,
Beyaz suların şırıldadığı yerde;
Her gün biraz daha solardı.
Bir akşam prenses
Yaklaştı ona, aceleyle sordu:
"Adını öğrenmek isterim,
Yurdunu, soyunu sopunu!"
Ve köle dedi ki: "Adım
Muhammed, Yemenliyim,
Ve kabilem şu Asra'dır,
Sevdiklerinde ölen."
Şiir hakkında
Heine'nin 1851'de yayımlanan Romanzero kitabından. "Asra", Arap edebiyatında iffetli ve ölümüne aşklarıyla tanınan Benî Uzre kabilesidir; "Uzrî aşk" denilen bu gelenek, Leylâ ile Mecnûn hikâyesini de besleyen kaynaklar arasındadır. Bir Alman şairinin kaleminden çıkan bu kısa şiir, Doğu'nun "sevdiğinde ölen" âşık tipini Batı'ya taşır. Anton Rubinstein'ın bestesiyle de ünlüdür.
Türkçesi: leylailemecnun.net (Almancadan).
Özgün metin
Täglich ging die wunderschöne
Sultanstochter auf und nieder
Um die Abendzeit am Springbrunn,
Wo die weißen Wasser plätschern.
Täglich stand der junge Sklave
Um die Abendzeit am Springbrunn,
Wo die weißen Wasser plätschern;
Täglich ward er bleich und bleicher.
Eines Abends trat die Fürstin
Auf ihn zu mit raschen Worten:
Deinen Namen will ich wissen,
Deine Heimat, deine Sippschaft!
Und der Sklave sprach: Ich heiße
Mohamet, ich bin aus Yemmen,
Und mein Stamm sind jene Asra,
Welche sterben, wenn sie lieben.
Düşüncenizi yazın