Bana Kara Diyen Dilber
Karacaoğlan · Karacaoğlan, "Bana Kara Diyen Dilber" (koşma); metin: Vikikaynak
{{eser başlığı|başlık={{PAGENAME}}|esersahibi=Karacaoğlan|bölüm=|önceki=[[:Kategori:Karacaoğlan türküleri|Karacaoğlan türküleri]]|sonraki=|notlar=}}
Bana ‘kara’ diyen dilber
Gözlerin kara değil mi
Yüzünü sevdiren gelin
Kaşların kara değil mi
Boyun uzun belin ince
Yanakların olmuş konca
Salıverirsin kolunca
Beliğin ince değil mi
Utanırım akar terim
Güzellikte yok benzerin
En sevgili makbul yerin
Saçların kara değil mi
Beni ‘kara’ diye yerme
Mevlam yaratmış hor görme
Ala göze siyah sürme
Çekilir kara değil mi
Hind’den Yemen’den çekilir
Gelir Bağdad’a dökülür
Türlü taama ekilir
Biber de kara değil mi
Göllere konan kuğunun
Kanadı beyaz çoğunun
Çöldeki Arap beyinin
Çadırı kara değil mi
İller de konup göçerler
Lale sümbül biçerler
Ağalar beyler içerler
Kahve de kara değil mi
Evlerinde sular akar
Güzelleri göze bakar
Hublar yanağına sokar
Sümbül de kara değil mi
Karac’oğlan der maşallah
Bir gün görürüm inşallah
Kara donludur Beytullah
Örtüsü kara değil mi
[[Kategori:Karacaoğlan türküleri]]
Şiirin açıklaması
"Bana Kara Diyen Dilber", Karacaoğlan'ın sevgilisiyle şakalaştığı, neşeli bir aşk koşmasıdır. Sevgili âşığı esmerliği yüzünden "kara" diye küçümsemiştir; âşık da her dörtlükte "... kara değil mi?" diye sorarak karanın değerini kanıtlamaya girişir.
Sevgilinin kendi güzelliği. İlk dörtlüklerde âşık, sevgilinin gözlerini, kaşlarını, saçlarını hatırlatır: En beğenilen yanları da karadır.
Dünyadan örnekler. Ardından göze çekilen sürme, Hint'ten Yemen'den gelip yemeklere katılan biber, beylerin içtiği kahve, güzellerin yanağına sokulan sümbül, çöldeki Arap beyinin çadırı sıralanır. Hepsi kara ama değerli şeylerdir.
Son söz. Son dörtlükte Karacaoğlan mahlasını söyler ve Kâbe'nin örtüsünün de kara olduğunu hatırlatarak tartışmayı kesin bir örnekle bitirir.
Hece ölçüsüyle, dörtlükler hâlinde ve yalın bir dille söylenen şiir, Karacaoğlan'ın şakacı ve hayat dolu aşk anlayışını iyi yansıtır.
Sözlük
- dilber
- gönül alan güzel
- konca
- gonca, açılmamış çiçek
- belik
- örülmüş saç
- sürme
- göze çekilen kara boya
- Mevla
- Allah
- taam
- yemek
- il
- oba, aşiret
- hub
- güzel
- sümbül
- güzel kokulu bir çiçek; şiirde saç için de kullanılır
- don
- giysi, örtü
- Beytullah
- Kâbe
Düşüncenizi yazın