İçeriğe geç
14 Ekim 2026, Çarşamba Günün dizesi: “Yârdan cevr ü cefâ lûtf u kerem gibi gelür”

Ehl-i tevhîdim hakîkat râhının âgâhıyım

Hayâlî Bey · Divan

Ehl-i tevhîdim hakîkat râhının âgâhıyım
Hânkâh-ı aşk içinde sûfî-i Allâhîyim

Geh hazîze gâh evce seyrime yok intihâ
Mevc-i deryâyım gehî deryâ içinde mâhîyim

Tâ ki aldım farkıma terk-i alâyıkdan külâh
Ehl-i fakrın mülk-i istiğnâya mâlik şâhıyım

Bîşe-i aşkın gehî şîr-i şikâr-endâzıyım
Geh fenâ vâdîlerinin nâ-tüvân rûbâhıyım

Hırmen-i aşk içre gendüm dâne addetmem velî
Cism-i zerdimle hevâya münkalib bir kâhıyım

Geh münâcât ehlinin saff-ı niâlidir yerim
Geh harâbât erlerinin çâker-i dergâhıyım

Ey Hayâlî emrine Hakk’ın itâattir işim
Her ne kim nefsim murâd edinse anı nâhîyim

Şiirin açıklaması

Hayâlî Bey'in tasavvufî bir gazeli. Şair kendini Allah'ın birliğine inanan, aşk tekkesinde yaşayan bir sûfî olarak tanıtır ve bu yolun hâllerini birbirine zıt imgelerle anlatır: Bazen en aşağıda, bazen en yukarıdadır; bazen dalga, bazen balık; bazen aslan, bazen tilki. Bu zıtlıklar, yolcunun hâlden hâle geçişini ve her şeyde aynı hakikati görmesini anlatır.

1. Ben tevhit ehliyim, hakikat yolunu bilenim; aşk tekkesinin içinde Allah'a adanmış bir sûfîyim.

2. Bazen en aşağıya, bazen en yükseğe; yolculuğumun sonu yok. Bazen denizin dalgasıyım, bazen denizin içinde bir balığım. (Dalga da balık da denizden ayrı değildir; şair her hâlinde aynı varlığın içinde olduğunu söyler.)

3. Dünya bağlarını terk etmeyi başıma külah edindiğimden beri, fakr ehlinin, kimseye muhtaç olmama ülkesine sahip şahıyım.

4. Bazen aşk ormanının av avlayan aslanıyım; bazen yokluk vadilerinin güçsüz tilkisiyim.

5. Aşk harmanında kendimi buğday tanesi saymam; sararmış bedenimle rüzgârda savrulan bir saman çöpüyüm.

6. Bazen yerim dua edenlerin meclisinde en alt sıradır; bazen de meyhane erlerinin kapı kuluyum.

7. Ey Hayâlî, işim Hakk'ın emrine itaat etmektir; nefsim ne isterse onu yasaklarım.

Sözlük

ehl-i tevhîd
Allah'ın birliğine inananlar
râh
yol
âgâh
bilen, uyanık
hânkâh
tekke
sûfî
tasavvuf ehli
hazîz
en alçak yer
evc
en yüksek nokta
intihâ
son
mevc
dalga
mâhî
balık
fark
baş, tepe
alâyık
dünya bağları
külâh
derviş başlığı
fakr
yoksulluk; (tasavvufta) Allah'tan başkasına muhtaç olmamak
istiğnâ
gönül tokluğu
bîşe
orman, sazlık
şîr
aslan
şikâr-endâz
avlayan
fenâ
benlikten geçme, yokluk
nâ-tüvân
güçsüz
rûbâh
tilki
hırmen
harman
gendüm
buğday
zerd
sarı, solgun
münkalib
dönen, savrulan
kâh
saman çöpü
münâcât
Allah'a yakarış
saff-ı niâl
meclisin en alt yeri, pabuçluk
harâbât
meyhane; (tasavvufta) aşk ve vahdet makamı
çâker
kul, hizmetkâr
nâhî
yasaklayan

Hayâlî Bey · diğer şiirleri

Tüm şiirleri

Aynı duyguda başka şairlerden

Tefekkür şiirleri

Düşüncenizi yazın

E-posta adresiniz yayımlanmaz.