Ne kadar bilirsen bilene danış
Ne kadar bilirsen bilene danış
Danışan dağları aşar mı aşar
Danışmadan yola düşse bir kişi
Yorulup yollarda şaşar mı şaşar
Altından bir pula olur mu kabul
Konuş ehil ile olasın ehil
Konuşma cahille olursun cahil
Kişi itibardan düşer mi düşer
Uzak ol cahilden kâmile yakın
Sözünde mana yok darılma sakın
Hasmın karıncaysa merdane takın
Ummadığın taş başa düşer mi düşer
Abdal Pir Sultan’ım bu böyle m’olur
Herkes ettiğini elbette bulur
Alıcı kuşların ömrü az olur
Akbaba zararsız yaşar mı yaşar
Şiirin açıklaması
Pir Sultan Abdal'a mal edilen öğüt şiiri. Her dörtlük "aşar mı aşar", "şaşar mı şaşar" gibi soru biçiminde ama kesin bir onay taşıyan söyleyişlerle biter. Şair danışmanın, bilenle konuşmanın, cahilden uzak durmanın, düşmanı küçümsememenin değerini anlatır. Son dörtlükte de herkesin yaptığının karşılığını bulacağını, başkasını avlayan yırtıcı kuşların ömrünün kısa olduğunu söyler.
1. dörtlük: Ne kadar bilirsen bil, bilene danış; danışan dağları bile aşar. Danışmadan yola çıkan kişi ise yorulur, yollarda şaşırır.
2. dörtlük: Altına karşılık bir pul kabul edilir mi? Ehil (bilgili) kişilerle konuş ki sen de ehil olasın; cahille konuşursan cahil olursun, itibardan düşersin.
3. dörtlük: Cahilden uzak, olgun insana yakın ol; sözünde anlam yoksa sakın darılma. Düşmanın karınca kadar küçük olsa bile ona karşı yiğitçe hazırlıklı ol; ummadığın taş başa düşer.
4. dörtlük: Ben Abdal Pir Sultan'ım; böyle olur mu? Herkes yaptığının karşılığını elbette bulur. Avcı kuşların ömrü kısa olur; zararsız akbaba ise uzun yaşar.
Sözlük
- danışmak
- fikir sormak
- şaşmak
- yolunu kaybetmek
- pul
- değersiz şey
- ehil
- bilgili, yetkin
- kâmil
- olgun insan
- hasım
- düşman
- merdane
- yiğitçe
- takınmak
- (burada) hazırlıklı olmak
- alıcı kuş
- avcı, yırtıcı kuş
Düşüncenizi yazın