Bu âlem kim gönül kaydın çekersen mihnet ü gamdur
Fuzûlî · Leylâ vü Mecnûn
Bu âlem kim gönül kaydın çekersen mihnet ü gamdur
Fenâ ser-menzilin seyr eyle kim bir hoşça âlemdür
Anup tenhâlığı kabr içre nefret kılma ölmekden
Tarîk-i üns dut kim her avuç toprak bir âdemdür
Değül muhkem cihân mülkinde her bünyâd kim kılsan
Fenâ mülkinde dut menzil kim ol bünyâd muhkemdür
Ecel âlâyiş-i havf ü hatâdan kurtarur nefsi
Bu cevher kîmyâ-yı devlete iksîr-i a‘zamdur
Kemâl–i aşk-ı insan mevt ilendür râh-ı hikmetde
Belî mücrâ kılan hükmün misâlin nakş-ı hâtemdür
Bahâr eyyâmı girsen lâle-zâra hâkün cezasın
Muhakkar görme kim her zerre bir câm ile bir Cemdür
Esîr-i nefsdür ehl-i cihân bilmez fenâ kadrin
Fuzûlî terk tevfîki sana ancak müsellemdür
Şiirin açıklaması
Leylâ'nın annesine vasiyetini anlatıp onun sevgilisini anarak can verdiğini söyledikten sonra Fuzûlî, dünyanın vefasızlığı üzerine bir öğüt olarak bu gazeli araya koyar. "Her avuç toprak bir âdemdür" dizesiyle tanınan gazel, ölümü korkulacak bir son değil, sıkıntıdan kurtuluş ve aşkın tamamlanması olarak anlatır.
1. Gönül bağını çektiğin bu dünya sıkıntı ve kederdir; yokluk konağını gez, o hoş bir âlemdir.
2. Kabirdeki yalnızlığı düşünüp ölümden nefret etme; dostluk yolunu tut, çünkü her avuç toprak bir insandır.
3. Dünya mülkünde kurduğun hiçbir yapı sağlam değildir; yokluk ülkesinde yurt edin, o yapı sağlamdır.
4. Ecel, nefsi korkunun ve hatanın kirlerinden kurtarır; bu cevher, saadet kimyası için en büyük iksirdir.
5. Hikmet yolunda insanın aşkının olgunluğu ölümledir; evet, fermanı geçerli kılan mührün izidir.
6. Bahar günleri lale bahçesine girersen, toprağın zerrelerini hor görme; çünkü her zerre, kadehiyle birlikte bir Cemşid'dir.
7. Dünya ehli nefsin tutsağıdır, yokluğun değerini bilmez; Fuzûlî, dünyayı terk etme başarısı ancak sana yaraşır.
Bu gazel, Fuzûlî'nin Leylâ vü Mecnûn mesnevîsinde şairin kendi sesiyle söylenir ve 30. Bölüm: Mecnûn’un Ölümü bölümünde yer alır (beyit 2906–2912). Mesnevînin tamamı için: Leylâ vü Mecnûn. Günümüz Türkçesi: leylailemecnun.net.
Sözlük
- kayd
- bağ
- mihnet
- sıkıntı
- fenâ
- yokluk
- ser-menzil
- konak
- üns
- dostluk
- bünyâd
- yapı
- muhkem
- sağlam
- ecel
- ölüm vakti
- âlâyiş
- kir, bulaşık
- havf
- korku
- kîmyâ-yı devlet
- saadet kimyası
- iksîr-i a'zam
- en büyük iksir
- mevt
- ölüm
- mücrâ
- yürürlükte, geçerli
- hâtem
- mühür
- muhakkar
- hakir
- Cem
- Cemşid, kadehiyle ünlü efsanevi şah
- müsellem
- kabul edilmiş, yaraşır