Saat
Ali Ekrem Bolayır · Ali Ekrem Bolayır, "Saat"; metin: Vikikaynak
Tık tık tık tık… saatim vuruyor.
Her vurdukça yüreğim duruyor:
Yâ kırılırsa kim alır yerine?
Bin iğne batıp güzel ellerine
Annem bunu üç yılda kazandı,
Bunu almazsa ölürüm sandı!
O kadar hevesim vardı… Tık tık!
Oh! Annemi hiç üzmem artık:
Dikişimi dikerim, biçkimi biçerim,
Resmimi yaparım, ilâcımı içerim.
Köy kızlarına müjdeler olsun,
Altun saatim var benim, altun!
Hah hah hah hah!.. Kıskanacaklar,
Bunu bir iğreti mal sanacaklar.
Kıskansınlar annem aldı.
Alacak bir de bilezik kaldı…
Yok isteyemem anneciğimden:
O kadar arsız köylü müyüm ben?
Saatim yetişir, parlak saatim,
Mini mini, süslü, şakrak saatim!
Tık tık tık tık.. Ne güzel de sedâ,
Her vuruşunda bir başka edâ!
Gel koynuma gel, yavrucuğum sen.
Çok ayrıldım artık senden;
Sensiz yüreğim vuramaz böyle,
Gel gel de ona sözler söyle.
Dostum, meleğim, güzelim sensin,
Dünyâda benim emelim sensin;
– Azıcık işten nefes aldıkça,
Gündüzleri işsiz kaldıkça –
Kapağını açarım bakarım yüzüme,
Camını silerim sürerim gözüme.
Geceleri asla ayrılamam ben
Bülbül gibi şakrak saatimden.
Her uyandıkça sapını kurarım,
Kulağıma tutarım, derdini sorarım.
Yastığımın altından öter de
Uyanır benden önce seherde.
Yok başka benim gönlüm için yâr,
Bir anneciğim, bir saatim var…
*
Zavallı kız gülerek böyle beş, altı sene
Bütün o saate vakf eyledi saâdetini.
Fakat ecel erişince fakîr annesine,
Cenâze defni için gitti sattı saatini!
Şiirin açıklaması
"Saat", Ali Ekrem Bolayır'ın yoksul bir köy kızının ağzından yazdığı, hikâye gibi ilerleyen duygulu bir şiiridir. Şiirin büyük bölümü kızın kendi sesiyle söylenir; son dörtlükte ise şair araya girer ve hikâyeyi acı bir sonla bağlar.
Saatin değeri. Kız, tık tık vuran saatini kulağına dayar; her vuruşta yüreği durur, ya kırılırsa diye korkar. Bu saati annesi, ellerine bin iğne batarak üç yılda kazanmıştır.
Sevinç ve gurur. Kız artık annesini hiç üzmeyeceğine söz verir: dikişini dikecek, ilacını içecektir. Köy kızlarının kıskanacağını düşünüp sevinir; annesinden bir de bilezik isteyecek kadar "arsız" olmadığını söyler.
Yoldaşlık. Saat onun dostu, meleği, emelidir. Gündüz işten nefes aldıkça kapağını açıp bakar, geceleri yastığının altında tutar. "Bir anneciğim, bir saatim var" dizesi kızın bütün dünyasını özetler.
Son dörtlük. Kız beş altı yıl bütün mutluluğunu o saate bağlar. Fakat yoksul annesi ölünce cenazeyi kaldırabilmek için saatini satar. Şair, ayrıntıları çoğaltmadan verdiği bu sonla yoksulluğun insandan en sevdiğini bile nasıl aldığını gösterir.
Sözlük
- iğreti
- ödünç, başkasından alınmış
- biçki
- elbise için kumaş biçme işi
- arsız
- utanmaz, yüzsüz
- şakrak
- neşeyle öten
- sedâ
- ses
- edâ
- tavır, söyleyiş
- seher
- tan vakti, sabaha karşı
- yâr
- sevgili, can yoldaşı
- vakf etmek
- adamak, bağlamak
- saâdet
- mutluluk
- ecel
- ölüm vakti
- fakîr
- yoksul
- defn
- gömme
Düşüncenizi yazın