Yaşar Kemal ve İnce Memed: Çukurova’dan Dünyaya
Yaşar Kemal'in hayatı, önce senaryo olarak yazılıp romana dönüşen İnce Memed'in serüveni, "soylu eşkıya" kahramanı ve destanla romanı buluşturan dili.
Çukurova’nın dağlarından, pamuk tarlalarından ve ağıtlarından çıkıp dünyanın kırka yakın diline çevrilen bir roman: İnce Memed. Yaşar Kemal, bu romanla halk anlatılarının sesini çağdaş romana taşıdı. Bu yazıda yazarın hayatını, İnce Memed‘in doğuşunu ve Yaşar Kemal’in edebiyatını anlatıyoruz.
Yaşar Kemal kimdir?
Asıl adı Kemal Sadık Göğceli olan Yaşar Kemal, bugün Osmaniye’ye bağlı Göğceli (Gökçedam) köyünde doğdu. Doğum tarihi kaynaklarda farklıdır; yazarın kendi ifadesine dayanılarak 1923 Ekim’inin sonları kabul edilir. Çocukluğu Çukurova’da, zor koşullar içinde geçti. Ortaokulu son sınıfta bırakarak ırgat kâtipliğinden vekil öğretmenliğe, çeltik tarlalarında su bekçiliğinden arzuhalciliğe kadar pek çok işte çalıştı.
Gençlik yıllarında köy köy dolaşarak ağıt ve halk edebiyatı ürünleri derledi; ilk kitabı Ağıtlar 1943’te yayımlandı. 1951’de İstanbul’a gidip Cumhuriyet gazetesinde çalışmaya başladı ve “Yaşar Kemal” imzasıyla yazdığı Anadolu röportajlarıyla tanındı. Röportajı da bir yaratma işi olarak gördü; Türk edebiyatına “röportaj-öykü” türünü kazandırdı. 28 Şubat 2015’te İstanbul’da öldü.
İnce Memed nasıl doğdu?
Türk Edebiyatı İsimler Sözlüğü’ne göre Yaşar Kemal İnce Memed‘i önce bir senaryo olarak yazdı. Senaryoyu teslim ettiği sinemacıdan ses çıkmayınca metni romana dönüştürdü ve 1953-1954 yıllarında Cumhuriyet gazetesinde tefrika etti. Roman 1955’te kitap olarak yayımlandı. Seri, otuz dokuz yıla yayılan bir emekle dört cilde ulaştı: ilk cilt 1955’te, diğerleri sırasıyla 1969, 1984 ve 1987’de çıktı.
Konusu: “mecbur insan” ve soylu eşkıya
Yaşar Kemal bu seride kendi deyimiyle “mecbur insan”ın öyküsünü anlatır. Romanın merkezinde, “soylu eşkıya” olarak kurgulanan İnce Memed vardır. Onun çevresinde yoksullaştırılmış Çukurova köylüsüyle toprak ağaları arasındaki ilişki işlenir. Memed, haksızlık karşısında dağa çıkmak zorunda kalan, halkın gözünde bir kahramana dönüşen bir figürdür; bu yönüyle halk anlatılarındaki adalet arayan yiğitlerin modern bir akrabasıdır.
Aynı yıl yayımlanan Teneke‘de yazar benzer bir temayı, bu kez genç ve idealist bir kaymakam aracılığıyla, bir trajedi olarak ele aldı. Osmanlı’nın son döneminde haksızlığa karşı dağa çıkan bir eşkıyayı ise Çakırcalı Efe‘de anlattı.
Destanla romanın buluştuğu dil
Yaşar Kemal’in en belirgin özelliği, sözlü kültürün dil dinamiğine hâkim olmasıdır. Destan, masal ve efsane gibi geleneksel türleri romanda yeniden yorumlayarak kendine özgü bir teknik ve üslup geliştirdi. Dili ayrı bir araştırma konusu oldu: Ali Püsküllüoğlu, yazarın romanları üzerine bir Yaşar Kemal Sözlüğü hazırladı (1974). Eserlerinde doğaya insan kadar yer verdi; dağlar, ırmaklar, çiçekler ve kuşlar onun romanlarında birer karakter gibi yaşar.
Halk edebiyatıyla bağı yalnızca üslupta kalmadı. Üç Anadolu Efsanesi‘nde (1967) Köroğlu, Karacaoğlan ve Alageyik efsanelerini yeniden anlattı. Ağrı Dağı Efsanesi‘nde ise bir aşk hikâyesinin çevresinde baskıya karşı halkın dayanışmasını işledi. Yaşar Kemal’in beslendiği halk şiiri geleneği için Karacaoğlan şiirleri ve Dadaloğlu sayfalarımıza göz atabilirsiniz.
Çukurova’dan dünyaya
İnce Memed yaklaşık kırk dile çevrildi; Yaşar Kemal’in diğer romanları da birçok dilde yayımlandı ve yurt dışında 140’ı aşkın baskı yaptı. Roman ve öykülerinden yapılan uyarlamalar tiyatro ve sinemayı besledi. Yazar 1960’ta Fransız Combat gazetesi, 1987’de İsveç Sanat Akademisi ve Yazarlar Birliği tarafından Nobel Edebiyat Ödülü’ne aday gösterildi; Fransa’nın Legion d’Honneur nişanı başta olmak üzere çok sayıda ödül aldı.
Yaşar Kemal’in diğer önemli eserleri
- Dağın Öteki Yüzü üçlemesi: Ortadirek (1960), Yer Demir Gök Bakır (1963), Ölmez Otu (1968)
- Efsaneler: Üç Anadolu Efsanesi (1967), Ağrı Dağı Efsanesi (1970), Binboğalar Efsanesi (1971)
- Akçasazın Ağaları: Demirciler Çarşısı Cinayeti (1974), Yusufçuk Yusuf (1975)
- İstanbul ve deniz romanları: Al Gözüm Seyreyle Salih (1976), Deniz Küstü (1978)
- Kimsecik üçlemesi: Yağmurcuk Kuşu (1980), Kale Kapısı (1985), Kanın Sesi (1991)
- Bir Ada Hikâyesi dörtlemesi: Fırat Suyu Kan Akıyor Baksana (1997), Karıncanın Su İçtiği (2002), Tanyeri Horozları (2002), Çıplak Deniz Çıplak Ada (2012)
- Öykü: Sarı Sıcak (1952)
- Çocuklar için: Filler Sultanı ile Kırmızı Sakallı Topal Karınca (1977)
Cumhuriyet dönemi romanının genel görünümü için Cumhuriyet dönemi Türk edebiyatı yazımıza bakabilirsiniz.
Kaynakça
- Türk Edebiyatı İsimler Sözlüğü (Kültür ve Turizm Bakanlığı / Ahmet Yesevi Üniversitesi), “Yaşar Kemal” maddesi, Doç. Dr. Günil Özlem Ayaydın Cebe: teis.yesevi.edu.tr
Düşüncenizi yazın