Gönül Çalab’ın tahtı
Yunus Emre · Divan
Miskinlikte buldular, kimde erlik var ise
Merdivenden ittiler, yüksekten bakar ise
Gönül yüksekte gezer, dem-be-dem yoldan azar
Dış yüzüne o sızar içinde ne var ise
Ak sakallı pîr hoca, bilemez hâli nice
Emek vermesin hacca, bir gönül yıkar ise
Sağır işitmez sözü, gece sanar gündüzü
Kördür münkirin gözü, âlem münevver ise
Gönül Çalab’ın tahtı, Çalap gönüle baktı
İki cihan bedbahtı, kim gönül yıkar ise
Sen sana ne sanırsan ayruğa da onu san
Dört kitabın mânâsı budur eğer var ise
Bildik gelenler geçmiş, konanlar geri göçmüş
Aşk şarabından içmiş, kim mânâ duyar ise
Yunus yoldan azuban, yüksek yerde durmasın
Sinle sırat görmeye, sevdiği dîdâr ise
Şiirin açıklaması
Yunus Emre'nin "Gönül Çalab'ın tahtı" dizesiyle tanınan şiiri. Çalap, eski Türkçede Allah demektir; Yunus'a göre gönül, Allah'ın tahtıdır ve O, insana gönlünden bakar. Bu yüzden gönül kırmak iki dünyada da bahtsızlığın sebebidir. Şiirde alçak gönüllülük, başkasına kendin gibi bakmak ve aşk ile anlam aramak öğütlenir. "Sen sana ne sanırsan ayruğa da onu san" dizesi, "Kendine yapılmasını istemediğini başkasına yapma" ilkesinin Türkçedeki en güzel söylenişlerinden biridir.
1. Kimde yiğitlik varsa onu alçak gönüllülükte buldular; yüksekten bakanı ise merdivenden ittiler.
2. Gönül yükseklerde gezer, her an yolundan sapabilir; insanın içinde ne varsa dışına o sızar.
3. Ak sakallı, yaşlı hoca hâlin nice olduğunu bilemez; bir gönül yıkıyorsa hacca gitmek için emek vermesin, boşunadır.
4. Sağır sözü işitmez, geceyi gündüz sanır; dünya aydınlık olsa da inkâr edenin gözü kördür.
5. Gönül Allah'ın tahtıdır, Allah gönüle bakar; kim bir gönül yıkarsa iki cihanda da bahtsızdır.
6. Kendin için ne düşünürsen başkası için de onu düşün; dört kutsal kitabın anlamı, eğer bir anlamı varsa, budur.
7. Bildiğimiz gelenler gelip geçmiş, konanlar göçüp gitmiş; anlamı duyan kişi aşk şarabından içmiştir.
8. Yunus yoldan sapıp yüksek yerde durmasın. Sevdiği Hakk'ın yüzü olan kişi mezarı da sıratı da korkuyla görmez.
Sözlük
- miskinlik
- alçak gönüllülük, benlikten geçme
- erlik
- yiğitlik
- dem-be-dem
- an be an, her an
- azmak
- yoldan sapmak
- pîr
- yaşlı, ihtiyar
- münkir
- inkâr eden
- münevver
- aydınlık
- Çalap
- Allah
- bedbaht
- bahtsız, talihsiz
- ayruk
- başkası
- dört kitap
- Tevrat, Zebur, İncil ve Kur'an
- sin
- mezar
- sırat
- mahşerde geçilecek köprü
- dîdâr
- yüz; Allah'ın cemali

Düşüncenizi yazın