İçeriğe geç
5 Kasım 2026, Perşembe Günün dizesi: “Bir yudum eski şarap, yeni bir ülkeden iyidir;”

Işk Beni Yağma Kılupdur Sen Beni Sorma Bana

Eşrefoğlu Rûmî · Eşrefoğlu Rûmî, Dîvân; metin: Vikikaynak (Mustafa Güneş, Eşrefoğlu Rûmî ve Dîvânı, İnönü Üniversitesi, 1994, s. 198-199, 1 no.lu şiir)

‘Işk beni yağma kılupdur sen beni sorma bana
Ben beni bilemezem nite haber virem sana

Nûş idelden ol harâbât-ı muğânun câmını
Aklum esrük canum esrük ne sorarsın esrüge

Ol şarâbı kim ben içdüm fariğ-i peymâneden
Sâkîsi ol bâkî yüzdür cehd idüp iriş ana

Bu vücûdum katresin bahre irürdüm mest olup
Bu kımıldum mevc-i deryâdur direm önden sona

Sûretüm ‘âşık velî içüm tolu mâ’şuk benüm
‘Âşık u ma’şûk u ‘ışk birdür hemân kalma tana

Gel bu birlik şerbetinden bir kadeh nûş eyle kim
Bir bakup bir göresin tağılmayasın dört yana

Ben bu birlik didüğüm yoklukdur anlarsan sözi
İkilik bu varlığun komaz varasın aslına

Sen bu yoklukdan kaçarsın bir işit yokluk nedür
Bir mücellâ âyinedür dost yüzin görmeklige

Eşrefoğlı Rûmî ikilik defterin yakdı oda
Bir olup birlik bulup berkitdi birle birlige

Şiirin açıklaması

Eşrefoğlu Rûmî'nin Dîvân'ının Mustafa Güneş neşrinde 1 numarayla yer alan bu gazel, vahdet-i vücûd (varlığın birliği) anlayışını sade bir Türkçeyle anlatır. Şair aşkın onu öyle yağmaladığını söyler ki artık kendini bile bilemez; nasıl haber versin?

Sarhoşluk ve kadeh. Muğların meyhanesinden, yani mürşidin dergâhından içtiği kadehle aklı da canı da sarhoş olmuştur. İçtiği şarap kadehe sığmaz; onu sunan sâkî, ebedî olan yüzdür. Tasavvuf şiirindeki şarap, meyhane ve sâkî ilahî aşkın sembolleridir.

Damla ve deniz. Şair varlığının damlasını denize ulaştırmıştır; artık kımıldayışını denizin dalgası sayar. Dışı âşık gibi görünse de içi mâşukla doludur: âşık, mâşuk ve aşk birdir.

Birlik ve yokluk. Okura bu birlik şerbetinden bir kadeh içmesini, dört yana dağılmamasını öğütler. Bu "birlik" aslında yokluktur; ikilik ise insanın varlığa takılıp aslına dönmesini engeller. Yokluk, Dost'un yüzünü görmeye yarayan parlak bir aynadır.

Mahlas beyti. Son beyitte Eşrefoğlu ikilik defterini ateşe yaktığını, bir olup birliği bulduğunu söyler. Şiir, Yunus Emre çizgisindeki tekke şiirinin aruzla söylenmiş samimi bir örneğidir.

Sözlük

ışk
aşk
yağma kılmak
yağmalamak, talan etmek
nite
nasıl
virem
vereyim
nûş itmek
içmek
harâbât-ı muğân
meyhane; tasavvufta mürşidin dergâhı
câm
kadeh
esrük
sarhoş
fariğ
uzak, vazgeçmiş
peymâne
kadeh
sâkî
içki sunan; tasavvufta ilahî aşkı sunan
bâkî
ebedî, kalıcı
cehd
çaba
katre
damla
bahr
deniz
mevc
dalga
sûret
dış görünüş, beden
velî
ama, fakat
m⑺uk
sevilen
tağılmak
dağılmak
mücellâ
cilalı, parlatılmış
od
ateş
berkitmek
sağlamlaştırmak

Eşrefoğlu Rûmî · diğer şiirleri

Tüm şiirleri

Aynı duyguda başka şairlerden

Hayranlık şiirleri

Bu şiirden söz eden yazılar

Düşüncenizi yazın

E-posta adresiniz yayımlanmaz.