Işk Beni Yağma Kılupdur Sen Beni Sorma Bana
Eşrefoğlu Rûmî · Eşrefoğlu Rûmî, Dîvân; metin: Vikikaynak (Mustafa Güneş, Eşrefoğlu Rûmî ve Dîvânı, İnönü Üniversitesi, 1994, s. 198-199, 1 no.lu şiir)
‘Işk beni yağma kılupdur sen beni sorma bana
Ben beni bilemezem nite haber virem sana
Nûş idelden ol harâbât-ı muğânun câmını
Aklum esrük canum esrük ne sorarsın esrüge
Ol şarâbı kim ben içdüm fariğ-i peymâneden
Sâkîsi ol bâkî yüzdür cehd idüp iriş ana
Bu vücûdum katresin bahre irürdüm mest olup
Bu kımıldum mevc-i deryâdur direm önden sona
Sûretüm ‘âşık velî içüm tolu mâ’şuk benüm
‘Âşık u ma’şûk u ‘ışk birdür hemân kalma tana
Gel bu birlik şerbetinden bir kadeh nûş eyle kim
Bir bakup bir göresin tağılmayasın dört yana
Ben bu birlik didüğüm yoklukdur anlarsan sözi
İkilik bu varlığun komaz varasın aslına
Sen bu yoklukdan kaçarsın bir işit yokluk nedür
Bir mücellâ âyinedür dost yüzin görmeklige
Eşrefoğlı Rûmî ikilik defterin yakdı oda
Bir olup birlik bulup berkitdi birle birlige
Şiirin açıklaması
Eşrefoğlu Rûmî'nin Dîvân'ının Mustafa Güneş neşrinde 1 numarayla yer alan bu gazel, vahdet-i vücûd (varlığın birliği) anlayışını sade bir Türkçeyle anlatır. Şair aşkın onu öyle yağmaladığını söyler ki artık kendini bile bilemez; nasıl haber versin?
Sarhoşluk ve kadeh. Muğların meyhanesinden, yani mürşidin dergâhından içtiği kadehle aklı da canı da sarhoş olmuştur. İçtiği şarap kadehe sığmaz; onu sunan sâkî, ebedî olan yüzdür. Tasavvuf şiirindeki şarap, meyhane ve sâkî ilahî aşkın sembolleridir.
Damla ve deniz. Şair varlığının damlasını denize ulaştırmıştır; artık kımıldayışını denizin dalgası sayar. Dışı âşık gibi görünse de içi mâşukla doludur: âşık, mâşuk ve aşk birdir.
Birlik ve yokluk. Okura bu birlik şerbetinden bir kadeh içmesini, dört yana dağılmamasını öğütler. Bu "birlik" aslında yokluktur; ikilik ise insanın varlığa takılıp aslına dönmesini engeller. Yokluk, Dost'un yüzünü görmeye yarayan parlak bir aynadır.
Mahlas beyti. Son beyitte Eşrefoğlu ikilik defterini ateşe yaktığını, bir olup birliği bulduğunu söyler. Şiir, Yunus Emre çizgisindeki tekke şiirinin aruzla söylenmiş samimi bir örneğidir.
Sözlük
- ışk
- aşk
- yağma kılmak
- yağmalamak, talan etmek
- nite
- nasıl
- virem
- vereyim
- nûş itmek
- içmek
- harâbât-ı muğân
- meyhane; tasavvufta mürşidin dergâhı
- câm
- kadeh
- esrük
- sarhoş
- fariğ
- uzak, vazgeçmiş
- peymâne
- kadeh
- sâkî
- içki sunan; tasavvufta ilahî aşkı sunan
- bâkî
- ebedî, kalıcı
- cehd
- çaba
- katre
- damla
- bahr
- deniz
- mevc
- dalga
- sûret
- dış görünüş, beden
- velî
- ama, fakat
- m⑺uk
- sevilen
- tağılmak
- dağılmak
- mücellâ
- cilalı, parlatılmış
- od
- ateş
- berkitmek
- sağlamlaştırmak
Düşüncenizi yazın